Kelly kriteri ve neden tamını kullanmamalı
Formül ne yapar
Kelly’nin fikri zarif. Çok az bahse girerseniz, avantajınızdan yeterince yararlanamaz, yavaş büyürsünüz. Çok fazla bahse girerseniz, bir kayıp serisinde iflas edersiniz. Kelly, bu ikisi arasındaki optimal noktayı bulur: uzun vadede serveti en hızlı büyüten oran.
Matematiksel olarak, avantajınız ne kadar büyükse ve olasılık ne kadar lehinizeyse, o kadar çok yatırın der. Yatırıma uyarladığınızda, bir fikre olan güveniniz ve beklenen getiriniz arttıkça pozisyon boyutu da artar.
İlk sorun: girdileri bilmiyorsunuz
Kelly, kazanma olasılığını ve kazanç oranını kesin bildiğinizi varsayar. Kumarda, örneğin bilinen bir zarla, bu doğru olabilir. Ama yatırımda bu sayıları asla kesin bilemezsiniz. Bir hissenin yükselme olasılığını tahmin edersiniz ve bu tahmin genelde fazla iyimserdir.
İşte kritik nokta: Kelly, girdilerdeki hataya son derece duyarlı. Kazanma olasılığınızı gerçekte olduğundan yüksek tahmin ederseniz, formül size gereğinden çok daha büyük bir bahis önerir. Ve insanlar sistematik olarak fazla güvenli olduğu için, “tam Kelly” neredeyse her zaman fazla agresif çıkar.
İkinci sorun: dalgalanma dayanılmaz
Tam Kelly, uzun vadede serveti en hızlı büyütse bile, yol boyunca müthiş bir dalgalanma yaşatır. Tam Kelly ile oynayan biri, yüzde 50’lik geçici düşüşleri sıradan bir olay olarak yaşar. Matematik bunu tolere eder ama insan psikolojisi genelde tolere edemez. En dip anda paniğe kapılıp çıkarsınız ve formülün vaat ettiği uzun vadeye hiç ulaşamazsınız.
Çözüm: kesirli Kelly
Pratikte deneyimli yatırımcıların çözümü, “kesirli Kelly”: formülün önerdiğinin yarısını, hatta çeyreğini kullanmak. Yarım Kelly, uzun vadeli büyümenin büyük kısmını korurken, dalgalanmayı çarpıcı biçimde azaltır. Bu, matematiksel olarak da mantıklı: büyümenin son bir parçasından vazgeçip, karşılığında çok daha az sarsıntı ve çok daha fazla hataya karşı güvenlik payı alırsınız.
Kesirli Kelly, aynı zamanda girdilerdeki hataya karşı bir tampon. Olasılığı fazla iyimser tahmin etmişseniz, zaten küçülttüğünüz bahis sizi felaketten korur.
Kelly’den alınacak asıl ders
Çoğu yatırımcı Kelly’yi bir formül olarak kullanmayacak. Ama arkasındaki iki fikir altın değerinde. Birincisi: pozisyon boyutu, avantajınızla orantılı olmalı, güçlü fikre çok, zayıfa az. İkincisi ve daha önemlisi: en büyük tehlike az yatırmak değil, çok yatırmak. Fazla agresif olmak sizi oyundan çıkarır; temkinli olmak sadece yavaşlatır. Bu yüzden hesapladığınız “ideal” boyuttan her zaman biraz geri çekilin. Kelly’nin en derin dersi, alçakgönüllülük.
Sıradaki
Sıradaki yazıda korelasyonlu pozisyonların gizli riskini ele alıyoruz. Ayrı ayrı güvenli görünen pozisyonların, birlikte neden tehlikeli olabileceğini.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.
Yıllıklandırma tuzakları: küçük dönem, büyük sayı
Aylık yüzde 3 getiri, yıllığa çevrilince yüzde 42 oluyor ama nasıl çevrildiği önemli. Kısa dönem tuzağını, aritmetik-geometrik farkını ve volatilite yıllıklandırmasını anlatıyoruz. Bir strateji "aylık yüzde 3 getiri" diyor. Yıllığa çevirince yüzde 42. Kulağa harika geliyor.
Risk ayarlı getiri karşılaştırmalarının tuzakları
Aynı Sharpe oranı, her zaman aynı şeyi ifade etmiyor. Dönem uyuşmazlığı, sıklık farkı ve düzgünleştirme tuzaklarının karşılaştırmaları nasıl bozduğunu ele alıyoruz. İki stratejinin Sharpe oranı aynı: 1,5. Eşit derecede iyi mi? Genelde değil.
Sharpe'ın alternatifleri: Sortino, Calmar, Omega
Sharpe'ın kör noktalarını kapatan alternatifler. Sortino, Calmar ve Omega oranlarının her birinin hangi soruya cevap verdiğini ve ortak sınırlarını ele alıyoruz. Sharpe oranının kör noktaları var: çarpıklığı ve kuyruk riskini görmüyor. Bu boşlukları kapatmak için geliştirilmiş alternatif ölçüler var.