Temel sorun
Anket, insanların ne düşündüğünü söylediğini ölçüyor. Ne yaptıklarını değil.
Ve ikisi çoğu zaman farklı. Biri ankette “piyasa hakkında karamsarım” der ama portföyünü satmaz. Ya da “iyimserim” der ama nakit tutmaya devam eder.
Bu yüzden anket verisi, davranışın zayıf bir göstergesi. Söylenen niyet, gerçekleşen eylemden farklı.
Beklenti anketlerinin tuhaflığı
Yatırımcı beklenti anketlerinde ilginç bir kalıp var.
İnsanlar genelde geçmişe bakarak beklenti oluşturuyor. Piyasa yükseldiyse, yükselmeye devam edeceğini bekliyorlar. Düştüyse, düşmeye.
Yani beklenti anketleri, en iyimser oldukları anda genelde tepeye yakın, en karamsar oldukları anda dibe yakın. Bu, ortalama yatırımcının beklentisinin ters bir gösterge olabileceğini düşündürüyor.
Bazı çalışmalar bunu doğruluyor: aşırı iyimserlik dönemleri, sonraki düşük getirilerle ilişkili. Beklenti, olacağın değil, olanın yansıması.
Yanıt yanlılıkları
Anketlerde birkaç sistematik yanlılık var.
Sosyal istenirlik. İnsanlar “doğru” görünen cevaplar veriyor, gerçek düşüncelerini değil.
Uç kaçınma. Ölçekte orta seçenekleri tercih etme eğilimi.
Sıralama etkisi. Soruların sırası cevapları etkiliyor.
Kim cevaplıyor. Ankete cevap verenler, vermeyenlerden farklı olabilir. Sadece belirli bir grup cevap veriyorsa, sonuç temsili değil.
Sentiment ölçüsü olarak
Anket verisi, doğrudan davranış göstergesi olarak zayıf ama sentiment (piyasa duygusu) ölçüsü olarak kullanılıyor.
Fikir şu: anket, piyasadaki genel ruh halini yakalıyor. Ve aşırı ruh halleri (aşırı iyimserlik ya da karamsarlık), fiyatların temelden sapmış olabileceğine işaret ediyor.
Baker ve Wurgler’in sentiment endeksi bu mantıkla kurulmuş, ama anketlerle sınırlı kalmayıp davranışsal göstergeleri (işlem hacmi, halka arz aktivitesi) de kullanıyor. Söylenen değil, yapılan davranışa da bakıyor. Bu, saf ankete göre daha güvenilir.
Davranış verisi daha iyi
Genel kural: mümkünse söyleneni değil, yapılanı ölçün.
İşlem hacmi, fon akımları, pozisyon verileri. Bunlar insanların gerçekte ne yaptığını gösteriyor, ne söylediğini değil.
Yabancı akımları yazımızda değindiğimiz gibi, gerçek para akışı, anket beklentisinden daha bilgilendirici. Çünkü akım, gerçek bir eylem.
Bir sentiment iddiası gördüğünüzde, ankete mi yoksa davranış verisine mi dayandığını sorun. İkincisi daha güvenilir.
Nasıl okumalı
Bir anket verisi gördüğünüzde şunları hatırlayın.
Bu, söyleneni ölçüyor, yapılanı değil. İkisi farklı olabilir.
Beklenti anketleri genelde geçmişi yansıtıyor, geleceği değil. Aşırı iyimserlik ters gösterge olabilir.
Kim cevaplamış, temsili mi?
Ve mümkünse davranış verisiyle (işlem hacmi, akımlar) karşılaştırın. İnsanların yaptıkları, söylediklerinden daha güvenilir.
Sıradaki
Sıradaki yazıda prospect teorisini ve kayıptan kaçınmanın nasıl ölçüldüğünü ele alıyoruz. Davranışsal finansın en temel bulgusu.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.