Üç biçim
Aşırı güven üç farklı şekilde ortaya çıkıyor ve her biri farklı ölçülüyor.
Kalibrasyon hatası. İnsanlar tahminlerine gereğinden fazla güveniyor. “Yüzde 90 eminim” dediklerinde, aslında yüzde 70 haklı çıkıyorlar.
Ortalama üstü etkisi. Herkes kendini ortalamadan iyi sanıyor. Ki bu matematiksel olarak imkansız.
Kontrol yanılsaması. İnsanlar rastgele olayları kontrol edebileceklerini sanıyor.
Kalibrasyon ölçümü
Kalibrasyon, deneylerde net ölçülüyor.
Katılımcılara sorular soruluyor ve her cevaba bir güven aralığı vermeleri isteniyor. “Yüzde 90 eminim ki cevap şu aralıkta.”
Sonra gerçek cevapların, verilen aralıkların kaçında olduğuna bakılıyor. İyi kalibre biri için bu yüzde 90 olmalı. Aşırı güvenli biri için çok daha düşük, çünkü aralıkları dar tutuyor.
Tipik bulgu: insanlar aralıkları çok dar tutuyor. “Yüzde 90 aralığı” dedikleri şeyin içine, gerçek cevapların sadece yüzde 50-60’ı düşüyor. Yani belirsizliği ciddi biçimde hafife alıyorlar.
İşlem verisinden ölçüm
Aşırı güvenin en güçlü kanıtı, gerçek işlem verisinden geliyor.
Mantık şu: aşırı güvenli yatırımcı, kendi bilgisine fazla güvendiği için çok işlem yapar. Her fırsatı yakalayabileceğini sanır.
Barber ve Odean’ın çalışmaları, çok işlem yapan yatırımcıların daha kötü performans gösterdiğini buldu. İşlem sıklığı arttıkça, maliyet sonrası getiri düşüyor.
Ve özellikle: erkekler kadınlardan daha çok işlem yapıyor ve daha kötü performans gösteriyor. Bu, aşırı güvenin cinsiyet farkıyla tutarlı, çünkü aşırı güven erkeklerde daha yaygın ölçülüyor.
Yani “çok işlem yapmak, aşırı güvenin işareti ve performansa zararlı” bulgusu, hem teoriyle hem saha verisiyle destekleniyor.
Piyasa düzeyinde
Aşırı güven, piyasa düzeyinde de görülüyor.
Yüksek işlem hacmi dönemleri, aşırı güven dönemleriyle ilişkilendiriliyor. Herkes kazanabileceğini sandığında, işlem hacmi patlıyor.
Ve bu dönemler genelde tepeye yakın oluyor. Aşırı güven, balonların bir bileşeni.
Kendi tarafımızda
Aşırı güven, bizim sistematik yaklaşımımızın gerekçelerinden biri.
Bir sistem, aşırı güvene kapılmıyor. Kendi tahminine fazla güvenip çok işlem yapmıyor. Kurallar sabit.
İnsan eli devreye girdiğinde aşırı güven de giriyor. “Bu sefer eminim” diyerek fazla pozisyon almak, tam da bu eğilimin sonucu.
Ve biz kendi bulgularımızı sunarken de aşırı güvenden kaçınmaya çalışıyoruz: sınırları yazmak, tutmayan fikirleri paylaşmak, sonuçların belirsizliğini vurgulamak. Bunlar, kendi çalışmamıza aşırı güvenmemenin yolları.
Nasıl okumalı
Bir aşırı güven çalışması okurken şunları sorun.
Hangi biçim ölçülüyor: kalibrasyon, ortalama üstü, kontrol yanılsaması?
Deneysel mi, işlem verisinden mi? İşlem verisi (çok işlem = kötü performans) en güçlü kanıt.
Ve kendinize uygulayın: kendi tahminlerinize verdiğiniz güven, geçmiş isabetinizle uyumlu mu? Çoğu insan için değil.
Sıradaki
Sıradaki yazıda dikkat ölçülerini ele alıyoruz. Yatırımcı ilgisinin Google aramaları ve haber verisiyle nasıl ölçüldüğünü göreceğiz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.