FINEMAR

Makro Göstergeler Nasıl Okunur

Finemar Araştırma23 Temmuz 20264 dk okuma

Makro göstergeler: hangi veriler borsayı gerçekten etkiliyor

Her gün onlarca ekonomik veri açıklanıyor. Hepsini takip etmek hem imkansız hem gereksiz.

Bu yazıda hangilerinin önemli olduğunu ve nasıl yorumlanacağını ele alıyoruz.

Beklenti farkı kuralı

Önce en temel prensip: piyasa verinin kendisine değil, beklentiden farkına tepki veriyor.

Enflasyon yüzde 3 açıklandı diyelim. Bu iyi mi kötü mü? Cevap, beklentinin ne olduğuna bağlı.

Beklenti yüzde 4’tü ve yüzde 3 geldi: olumlu sürpriz. Beklenti yüzde 2’ydi ve yüzde 3 geldi: olumsuz sürpriz.

Aynı sayı, iki zıt tepki.

Bu yüzden veri takibi yapacaksanız, veriyle birlikte piyasa beklentisini de bilmeniz gerekiyor. Beklentiyi bilmeden veriye bakmak, cevabı sorusuz okumak gibi.

Enflasyon

Türkiye’de en çok izlenen veri.

Aylık ve yıllık olarak açıklanıyor. Manşet enflasyon tüm kalemleri içeriyor, çekirdek enflasyon ise gıda ve enerji gibi oynak kalemleri dışarıda bırakıyor.

Çekirdek genelde daha bilgilendirici çünkü altta yatan eğilimi gösteriyor.

Borsaya etkisi karmaşık. Yüksek enflasyon şirket cirolarını nominal olarak büyütüyor, bu ilk bakışta olumlu. Ama maliyetleri de artırıyor, marjları baskılıyor, faizleri yukarı çekiyor ve değerlemeleri düşürüyor.

Türkiye’de bir de muhasebe boyutu var. Enflasyon muhasebesi uygulaması bilançoları doğrudan değiştiriyor.

Sizin için asıl önemi: getirinizi ölçtüğünüz çizgi. Enflasyonun altında kalan nominal getiri, reel kayıptır.

Politika faizi

Merkez bankasının belirlediği faiz. Bütün diğer faizlerin çıpası.

Faiz kararları önceden ilan edilen takvimde açıklanıyor ve piyasanın en yakından izlediği olay.

Etki kanalları.

Tahvil getirileri doğrudan etkileniyor.

Şirketlerin borçlanma maliyeti değişiyor. Borçlu şirketler faiz artışından daha çok etkileniyor.

Değerleme modellerindeki iskonto oranı değişiyor. Faiz yükseldiğinde gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değeri düşüyor. Bu etki, nakitlerinin çoğu uzak gelecekte olan büyüme şirketlerinde daha güçlü.

Alternatif getiri değişiyor. Mevduat faizi yükseldiğinde hisse senedinin göreli cazibesi azalıyor.

Sektörel farklılık. Bankalar faiz ortamından farklı etkileniyor. Borçlu sanayi şirketleri faiz artışından olumsuz, nakit zengini şirketler daha az etkileniyor.

Kur

TL’nin döviz karşısındaki değeri.

Kazananlar ve kaybedenler var. İhracatçı şirketler kur artışından genelde olumlu etkileniyor, çünkü gelirleri döviz. İthalat girdisi kullanan şirketler olumsuz etkileniyor.

Döviz borcu olan şirketler kur artışında büyük kur farkı zararı yazıyor. Bu, kâr rakamlarını operasyondan bağımsız olarak savuruyor.

Bu yüzden bir şirkete bakarken net döviz pozisyonu tablosunu kontrol etmek gerekiyor. Bu tablo dipnotlarda.

Büyüme ve sanayi verileri

GSYH. Çeyreklik açıklanıyor ve gecikmeli geliyor. Yani açıklandığında bilgi büyük ölçüde eskimiş oluyor.

Sanayi üretim endeksi. Aylık, daha güncel.

PMI. Satın alma yöneticileri endeksi. Anket bazlı, öncü gösterge sayılıyor. 50’nin üstü genişleme, altı daralma anlamına geliyor.

Öncü göstergeler, gecikmeli göstergelerden daha faydalı. Çünkü piyasa geleceği fiyatlıyor, geçmişi değil.

İstihdam ve tüketim

İşsizlik oranı. Gecikmeli bir gösterge ama tüketim gücü hakkında bilgi veriyor.

Perakende satışlar. Tüketim eğiliminin doğrudan ölçüsü. Perakende ve tüketim şirketleri için doğrudan ilgili.

Tüketici güven endeksi. Anket bazlı, öncü.

Dış denge

Cari işlemler dengesi. Ülkenin dışarıyla olan alışverişinin özeti. Sürekli açık veren bir ekonomi dış finansmana bağımlı demektir ve bu, kur üzerinde baskı yaratabiliyor.

Dış ticaret dengesi. Aylık açıklanıyor, cari dengenin en büyük bileşeni.

Küresel veriler

Türkiye piyasası küresel gelişmelere duyarlı.

ABD faiz kararları ve enflasyon verisi. Küresel risk iştahını belirliyor. Gelişmekte olan piyasalara para akışı buna bağlı.

Petrol fiyatı. Türkiye net enerji ithalatçısı. Petrol fiyatı cari dengeyi ve enflasyonu etkiliyor.

Küresel risk göstergeleri. Risk iştahı azaldığında gelişmekte olan piyasalardan çıkış oluyor.

Nasıl takip etmeli

Bir veri takvimi kullanın. Hangi verinin ne zaman açıklanacağını bilin. Sürpriz veri açıklaması olmaz, takvim önceden belli.

Beklentiyi de not edin. Veri kadar önemli.

Aşırı tepki vermeyin. Tek bir aylık veri, trendi değiştirmez. Üç aylık ortalamalar daha bilgilendirici.

Kendi portföyünüzle ilişkilendirin. Bütün verileri takip etmeye çalışmak yerine, portföyünüzdeki şirketleri gerçekten etkileyen verilere odaklanın.

Borçlu bir sanayi şirketiniz varsa faiz ve kur sizi ilgilendiriyor. Perakende şirketiniz varsa tüketim ve enflasyon.

Makro tahmine dayalı yatırımın sorunu

Bir uyarıyla bitirelim.

Makro tahmin yapmak zor. Profesyonel ekonomistlerin tahminleri de sık sık tutmuyor.

Ve tutsa bile ikinci bir adım gerekiyor: o makro gelişmenin fiyatlara nasıl yansıyacağını doğru tahmin etmek. Bu, ilkinden bile zor olabiliyor. Piyasa çoğu zaman beklentileri önceden fiyatlıyor.

Kendi test ettiğimiz bir örnek var. Endeksin hareketli ortalamasına göre nakde geçen bir piyasa rejim filtresi kurduk. Literatürde çok savunulan bu kural, bizim kurulumumuzda Sharpe oranını düşürdü.

Bu yüzden makro veriyi bağlam olarak kullanmak, ana karar mekanizması yapmaktan daha güvenli. Şirketi tanımak ve riski yönetmek, makro tahmin yapmaktan genelde daha verimli.

Sıradaki

Bir sonraki yazıda KAP’ı ele alıyoruz. Kamuyu Aydınlatma Platformu nasıl kullanılır, hangi bildirimler önemli, bir şirketi araştırmaya nereden başlanır.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.

Borsa Temel

Bu analizleri kendi hisseleriniz için yapın

586 BIST hissesinin bilanço, çarpan, temettü ve model skorları Finemar terminalinde hazır.

Ücretsiz Dene →

İlgili Yazılar

Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.