Çekirdek-uydu yaklaşımı: sakin bir merkez, iddialı bir kenar
Fikir basit
Portföyü iki katmana ayırırsınız. Büyük kısım, çekirdek: geniş, sakin, düşük maliyetli, uzun vadeli. Küçük kısım, uydular: iddialı, yoğunlaşmış, aktif olarak yönetilen fikirler.
Örneğin portföyün yüzde 80’i bir endeks fonunda ya da geniş, dengeli bir hisse sepetinde durur. Kalan yüzde 20, sizin gerçekten inandığınız birkaç hisseye, bir temaya, bir faktör stratejisine ayrılır.
Çekirdek ne işe yarar
Çekirdek, portföyün çıpası. Görevi heyecan yaratmak değil, istikrar sağlamak. Geniş dağıldığı için tek bir hatanın portföyü batırma ihtimalini ortadan kaldırır. Düşük maliyetli olduğu için getiriyi sessizce yemez.
Çekirdeğin bir başka faydası psikolojik. Portföyünüzün büyük kısmı sağlam ve dağınık olduğunda, uydularınızdaki dalgalanmaya çok daha rahat dayanabilirsiniz. Tüm paranız birkaç iddialı bahiste olsaydı, her düşüşte paniğe kapılırdınız.
Uydular ne işe yarar
Uydular, iddianızı ve öğrenme isteğinizi barındırır. Belki bir sektöre inanıyorsunuz, belki bir kantitatif stratejiyi denemek istiyorsunuz, belki tek bir şirkete güçlü bir teziniz var. Bunları uydu katmanında ifade edersiniz.
Kritik nokta: uydular küçük kalır. Her biri yanlış çıksa bile portföyün geneli sağlam durur. Böylece risk almanın öğrettiklerini, portföyü tehlikeye atmadan yaşarsınız. Bir uydu çökerse ders alırsınız, çekirdek yara almaz.
Oran nasıl belirlenir
Çekirdek-uydu oranı, risk iştahınızın doğrudan bir ifadesi. Muhafazakar biri yüzde 90 çekirdek, yüzde 10 uydu tutabilir. Daha girişken biri 70-30’a kadar açabilir. Ama uydu kısmının, kaybını sindirebileceğiniz bir tutarı aşmaması gerekir.
Pratik bir sınır: uydu katmanının tamamı sıfırlansa bile hedeflerinizden vazgeçmeniz gerekmiyorsa, oran sizin için doğrudur. Uydular battığında planınız çöküyorsa, uydu payı fazla büyük demektir.
Bu yaklaşımın gizli faydası
Çekirdek-uydu, size dürüst bir muhasebe imkanı verir. Uyduların performansını çekirdekten ayrı takip ederek, aktif seçimlerinizin gerçekten değer katıp katmadığını görürsünüz. Çoğu yatırımcı bu ayrımı yapmadığı için, aslında endeksin altında kaldığını fark etmez.
Uydularınız yıllar içinde çekirdeği geçemiyorsa, bu değerli bir bilgi: belki aktif seçim size göre değil ve her şeyi çekirdeğe taşımak daha akıllıca. Bu ayrımı yapmadan bunu asla öğrenemezsiniz.
Sıradaki
Sıradaki yazıda portföyde ne kadar nakit tutulması gerektiğini ele alıyoruz. Nakit, hem bir güvenlik yastığı hem de fırsatları değerlendirmenin aracı.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.
Bir strateji sunumundaki kırmızı bayraklar
Bir strateji sunumunda dikkatli olmayı gerektiren işaretler. Kusursuz eğri, gizli devir hızı, tek dönem, gizli deneme sayısı ve yazılmamış sınırları bir kontrol listesine çeviriyoruz. Karşınıza bir yatırım stratejisi sunumu geldi. Etkileyici bir eğri, yüksek bir getiri, güzel grafikler.
Net ve brüt getiri: raporlanan sayının kaçı size kalıyor
Raporlanan getiri genelde brüt; elinize geçen çok daha az. İşlem maliyeti, ücret, vergi ve enflasyonun raporlanan sayının ne kadarını yediğini ele alıyoruz. Bir strateji "yıllık yüzde 30 getiri" diyor. Ama o yüzde 30, işlem maliyeti, ücret ve vergi öncesi mi sonrası mı? Fark, size kalanın ne kadar olduğunu belirliyor.
Kıyas ölçütü seçimi: neye karşı karşılaştırıyorsunuz
“Piyasayı yendi” iddiasında “hangi piyasa” sorusu her şeyi belirliyor. Yanlış kıyas türlerini ve Türkiye'de enflasyonun neden ikinci bir kıyas olduğunu anlatıyoruz. Bir strateji “piyasayı yendi” diyor. Peki hangi piyasa? Kıyas ölçütü seçimi, bir performansın iyi mi kötü mü göründüğünü doğrudan belirliyor.