Faktör dağılımı: değer, momentum ve kaliteyi dengelemek
Faktör nedir, kısaca
Faktör, hisselerin getirisini açıklayan ortak bir özellik. En bilinenleri değer (ucuz hisseler), momentum (son dönemde yükselenler), kalite (sağlam bilançolular), düşük volatilite (sakin hisseler) ve büyüklük (küçük şirketler). Her biri, tarihsel olarak belli koşullarda getiri üretmiş bir stil.
Bir hisse seçim stratejiniz varsa, farkında olmadan bir ya da birkaç faktöre bahis oynuyorsunuz demektir. Ucuz hisseler arıyorsanız değer faktöründesiniz. Yükselenleri kovalıyorsanız momentumdasınız.
Faktörler de sırayla parlar
Kritik nokta şu: hiçbir faktör her zaman kazanmaz. Değer yıllarca geride kalıp sonra güçlü bir dönem yaşayabilir. Momentum çoğu zaman işler ama ani dönüşlerde sert kaybeder. Kalite kriz dönemlerinde korur ama boğa piyasasında geride kalabilir.
Bu değişkenlik, faktör dağılımının gerekçesi. Tek bir faktöre bağlıysanız, o faktörün kötü döneminde uzun süre acı çekersiniz. Değer yatırımcıları 2010’ların sonunda yıllarca bunu yaşadı. Farklı faktörlere yayılmak, bu uzun kötü dönemlerin acısını hafifletir.
Faktörler arası düşük korelasyon
Faktör dağılımının gücü, faktörlerin birbiriyle düşük, hatta bazen ters korelasyonlu olması. Değer ve momentum, tarihsel olarak farklı zamanlarda çalışır: biri geri kalırken diğeri öne çıkma eğilimindedir. İkisini bir arada tutmak, portföyün getirisini daha istikrarlı yapar.
Bu, sektör dağılımından farklı bir çeşitlilik katmanı. İki hisse aynı sektörde ama biri değer biri momentum karakterinde olabilir. Ya da farklı sektörlerde ama ikisi de aynı faktöre bağlı olabilir. Gerçek dağılma, her iki boyutu birden düşünmeyi gerektirir.
Kompozit yaklaşım
Uygulamamızda tek bir faktöre güvenmek yerine birkaç faktörü birleştiren bir kompozit skor kullanıyoruz. Volatilite, değer, momentum ve kalite sinyallerini bir araya getiren bu bileşik skorun, tek tek faktörlerden daha istikrarlı ve daha güçlü bir öngörü sağladığını gördük. Bileşik skorun kesitsel öngörü gücü, en iyi tek faktörün belirgin biçimde üstünde çıktı.
Mantık, faktör dağılımının ta kendisi: her faktör bazen yanılır, ama birlikte kullanıldıklarında hataları kısmen birbirini götürür. Bu, portföy düzeyindeki dağılmanın, hisse seçim düzeyine taşınmış hali.
Kendi faktör dengenizi görmek
Portföyünüzün faktör profilini görmek için basit bir alıştırma yapın. Hisselerinizi listeleyin ve her birini karakterine göre etiketleyin: ucuz mu pahalı mı, yükselişte mi düşüşte mi, sağlam bilanço mu zayıf mı. Ortaya çıkan tablo, hangi faktöre yaslandığınızı gösterir.
Çoğu yatırımcı, farkında olmadan tek bir faktöre yığılmış olduğunu görünce şaşırır. Örneğin hep ucuz görünen hisseleri seçen biri, tümüyle değer faktöründedir ve o faktörün kötü döneminde çaresiz kalacaktır. Dengeyi görmek, ilk adım.
Sıradaki
Sıradaki yazıda yeniden dengelemeyi ele alıyoruz. Portföy zamanla hedeflerinden saptığında, dengeyi ne zaman ve nasıl geri kuracağınızı.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.
“Backtest getirisi yüzde X” iddiasını sorgulamak
“Backtest getirisi yüzde X” iddiasının gizli varsayımlarını tek tek sorguluyoruz: geleceğe bakma, hayatta kalma yanlılığı, maliyet, likidite, deneme sayısı ve enflasyon. Bir strateji “on yıllık backtest getirisi yıllık yüzde 40” diyor. Bu tek cümle, birçok gizli varsayım taşıyor.
Basit model ne zaman yeter: her karşılaştırmanın başlangıç noktası
Karmaşık bir model değerlendirmeden önce sorulacak tek soru: basit bir model bunu yapabilir miydi? Benchmark'ın neden atlandığını ve finansta basitliğin neden avantaj olduğunu ele alıyoruz. Karmaşık bir model değerlendirmeden önce sorulacak tek soru var: basit bir model bunu yapabilir miydi?
Ortalamaya dönüş hızı: bir seri dengesine ne kadar çabuk döner
Ortalamaya dönen bir seride, dönüş hızı stratejinin uygulanabilirliğini belirliyor. Yarı ömür kavramını ve ortalamanın kendisinin kayması riskini ele alıyoruz. Bazı seriler dengelerinden uzaklaşınca hızla geri döner, bazıları yavaş. Bu hız, o seriye dayalı stratejilerin işe yarayıp yaramayacağını belirliyor.