'Sıra korelasyonu: neden değerlere değil sıralamaya bakıyoruz'
İki yöntem
Pearson korelasyonu. Klasik olan. Değerlerin kendisiyle çalışıyor. İki değişken arasındaki doğrusal ilişkiyi ölçüyor.
Spearman korelasyonu. Değerleri önce sıralıyor, sonra sıra numaraları üzerinden aynı hesabı yapıyor. Yani “en büyük, ikinci büyük, üçüncü büyük” bilgisini kullanıyor, gerçek büyüklükleri değil.
Fark neden önemli
Bir örnek üzerinden gidelim.
On hisseniz var. Dokuzu normal getiriler yapmış, biri bir ayda yüzde 400 yükselmiş.
Pearson korelasyonu hesaplarken o tek hissenin devasa getirisi hesabı domine ediyor. Sonuç, büyük ölçüde tek bir gözlem tarafından belirleniyor.
Spearman ise o hisseyi sadece “birinci sırada” olarak görüyor. Yüzde 400 mü yüzde 40 mı yaptığı fark etmiyor, sadece en üstte olduğu kaydediliyor.
Neden sıra bazlıyı tercih ediyoruz
Üç sebep var.
Uç değerlere dayanıklı. Yukarıdaki örnek tam bunu gösteriyor. Hisse getirileri kalın kuyruklu ve uç gözlemler sık. Bir ölçünün bu gözlemlerin insafına kalmaması önemli.
Doğrusal olmayan ilişkileri de yakalıyor. Pearson sadece düz çizgi ilişkisini görüyor. Spearman, ilişki eğrisel olsa bile tutarlı biçimde artıyorsa onu yakalıyor.
Yaptığımız işle uyumlu. Biz zaten sıralama yapıyoruz. Modelimiz “bu hisse yüzde 12 kazandıracak” demiyor, “bu hisse listenin üstünde” diyor. Ölçünün de sıralama üzerinden olması doğal.
Ne kaybediyoruz
Dürüst olalım, bir bedeli var.
Sıra bazlı yöntem mesafe bilgisini atıyor. Bir hisse diğerinden çok daha iyi olsa bile, sadece bir sıra önde görünüyor.
Eğer gerçekten büyük farklar önemliyse, bu bilgi kaybı sorun olabilir. Mesela portföy getirisini hesaplarken sıra değil değer önemli, çünkü paranız gerçekten o oranda büyüyor.
Bu yüzden kural şu: sinyal ölçerken sıra, sonuç hesaplarken değer.
Bizim IC değerlerimiz Spearman
Yayınladığımız bilgi katsayısı değerleri sıra korelasyonu. Volatilite için eksi 0,082, 52 haftalık zirve için artı 0,043, kompozit için 0,072.
Aynı hesabı Pearson ile yapsaydık sayılar farklı çıkardı ve muhtemelen daha oynak olurdu, çünkü her ay birkaç uç gözlem sonucu sallardı.
Bu, bir metodoloji tercihi ve sonuçlarımızı okurken bilinmesi gereken bir detay. Volatilite çelişkisi yazımızda anlattığımız gibi, yöntem farkı sonucu değiştirebiliyor ve hangi yöntemi kullandığınızı söylemek dürüstlüğün parçası.
Pratikte nasıl hesaplanır
Excel’de RANK fonksiyonuyla iki sütunu sıralayıp, sıralar arasında normal korelasyon hesaplarsanız Spearman elde edersiniz.
R ve Python’da doğrudan bir parametre ile seçilebiliyor.
Kendi verinizde bir ilişkiyi test ediyorsanız, ikisini birden hesaplayıp karşılaştırın. Aralarında büyük fark varsa, bu size uç değerlerin ne kadar etkili olduğunu söyler. Bu tek başına faydalı bir teşhis.
Sıradaki
Bir sonraki yazıda aykırı değerlerle ne yapılacağını ele alıyoruz. Silmek mi, kırpmak mı, dokunmamak mı.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.
Bir haber istatistiğini otuz saniyede denetlemek
Bir haber istatistiğini otuz saniyede süzmek için altı soru: kaynak, payda, karşılaştırma, örneklem, eksik bilgi ve yön. Serinin öğrettiklerinin gündelik uygulaması.
İyi bir araştırma sorusu neye benzer
Doğru cevabın yarısı doğru soru. İyi bir araştırma sorusunun cevaplanabilir, dar, yanlışlanabilir ve mekanizmalı olması gerektiğini anlatıyoruz. Doğru cevabı bulmanın yarısı, doğru soruyu sormak. Kötü kurulmuş bir soru, ne kadar iyi analiz edilirse edilsin, işe yaramaz sonuç veriyor.
Ön kayıt ve tekrarlanabilirlik: güvenilirliğin modern ölçütleri
Tekrarlanabilirlik krizine karşı iki modern uygulama: ön kayıt ve tekrarlama. Keşif-doğrulama ayrımını ve neden artık "yayınlanmış" olmanın tek başına yeterli olmadığını ele alıyoruz. Son yıllarda bilim, bir güven krizi yaşadı. Yayınlanmış bulguların önemli bir kısmı tekrarlanamadı.