Değer faktörü ne demek
Değer yatırımı, ucuz fiyatlanmış şirketleri almak. Ucuzluğun en yaygın ölçüsü defter değerinin piyasa değerine oranı. Şirketin muhasebe değeri, borsa değerine göre yüksekse, o hisse “değer” hissesi.
Mantık şu: piyasa bazı şirketleri gereğinden fazla cezalandırıyor. Kötü haberler, sıkıcı sektörler, geçici sorunlar. Bu şirketler ucuzluyor ve zamanla toparlandıkça ortalamanın üstünde getiri sağlıyor.
Karşıtı büyüme yatırımı: pahalı ama hızlı büyüyen, herkesin sevdiği şirketleri almak.
Türkiye’de neden bu kadar güçlü
Yıllık yüzde 17 prim, uluslararası standartlara göre çok yüksek. ABD’de değer priminin uzun dönem ortalaması bunun oldukça altında.
Birkaç açıklama var.
Türk piyasası daha az verimli. Az sayıda analist takibi, düşük kurumsal yatırımcı payı, yüksek bireysel yatırımcı ağırlığı. Bu ortamda yanlış fiyatlamalar daha uzun sürüyor ve daha büyük olabiliyor.
Duygusal aşırılık daha belirgin. Sıkıcı, ucuz şirketler görmezden geliniyor, popüler hikayeler abartılıyor. Değer primi tam da bu aşırılığın düzelmesinden geliyor.
Ve bir uyarı: yüksek prim, yüksek risk de olabilir. Değer hisseleri kriz dönemlerinde daha sert düşme eğiliminde. Yüzde 17’nin bir kısmı, bu ek riskin karşılığı olabilir.
Bizim bulgularımızla ilişkisi
İlginç bir gerilim var. Aynı çalışma, düşük riskli hisselerin yüksek riskli hisselerden iyi performans gösterdiğini, yani kesitte negatif risk-getiri ilişkisini de doğruluyor. Bu, bizim düşük volatilite bulgumuzla aynı yönde.
Ama bir fark var. Bizim kendi kesitsel testlerimizde klasik değer ölçüleri öne çıkmamıştı. En güçlü faktörümüz volatiliteydi, onu likidite ve momentum izliyordu.
Bu çelişki neden olabilir?
En muhtemel açıklama ölçüm ufku. Değer primi genelde uzun vadede, yıllar ölçeğinde beliriyor. Aylık yeniden dengeleme yapan bir modelde bu prim tam yakalanmıyor olabilir. Ayrıca enflasyon muhasebesi defter değerini oynattığı için, değer ölçüsünün kendisi bu dönemde daha gürültülü.
Bu, değeri modelimize eklememiz gerektiğini düşündüren bir bulgu. Faktörü teknik özelliklerin yanına, uzun vadeli bir bileşen olarak koymak mantıklı görünüyor.
Değer tuzağı riski
Değer yatırımının klasik tuzağı var: ucuz olan her şey fırsat değil. Bazı şirketler ucuz çünkü gerçekten kötüler ve daha da kötüleşecekler. Buna değer tuzağı deniyor.
Ucuz bir hisse gördüğünüzde sorulacak soru şu: bu neden ucuz. Geçici bir sorun mu yoksa yapısal bir gerileme mi. İlkiyse fırsat, ikincisiyse tuzak.
Ayırt etmek için değer ölçüsünü tek başına kullanmak yetmiyor. Kalite ile birleştirmek gerekiyor: ucuz ama sağlıklı şirketler aramak. Sıradaki yazıda kalite faktörünü ele alacağız ve bu iki faktörün neden birlikte kullanıldığını göreceğiz.
Pratik çıkarım
Türkiye’de değer yatırımının tarihsel getirisi güçlü ama bu, körü körüne ucuz hisse almak demek değil.
Değer ölçüsünü bir filtre olarak kullanın, tek başına karar verici olarak değil. Ucuzluğun sebebini araştırın. Ve değeri kaliteyle birlikte değerlendirin.
Bir de sabır gerekiyor. Değer primi uzun vadeli bir fenomen. Kısa vadede değer hisseleri uzun süre görmezden gelinebiliyor, prim ancak dönüş geldiğinde ortaya çıkıyor.
Sınırlar
Bu bulgu tek bir çalışmanın sonucu ve yüzde 17 gibi yüksek bir sayı, örneklem dönemine ve yönteme duyarlı olabilir. Hayatta kalma yanlılığı burada da geçerli: batmış değer hisseleri veri setinde eksikse, prim olduğundan yüksek görünür.
Ayrıca yüksek prim, yüksek risk sinyali de olabilir. Değer stratejilerinin kriz dönemlerindeki davranışı, uzun vadeli ortalamadan farklı.
Kaynaklar
- Gökçen, Factor Investing in the Turkish Equity Market
- Benchmarking asset pricing models in emerging markets: evidence from Borsa Istanbul
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.