FINEMAR

Tahvil ve Faiz İlişkisi

Finemar Araştırma23 Temmuz 20264 dk okuma

Tahvil ve faiz: neden faiz artınca tahvil fiyatı düşer

Tahvil, borç senedi. Devlete ya da bir şirkete borç veriyorsunuz, karşılığında düzenli faiz ve vade sonunda anapara alıyorsunuz.

Basit görünüyor ama fiyatının nasıl hareket ettiği çoğu kişiye ters geliyor.

Temel kavramlar

Nominal değer. Vade sonunda geri ödenecek anapara.

Kupon. Dönemsel olarak ödenen faiz.

Vade. Anaparanın geri ödeneceği tarih.

Getiri. Bugünkü fiyattan alırsanız vadeye kadar elde edeceğiniz yıllık getiri.

Kupon sabit, ama getiri fiyata bağlı. İşin özü burada.

Fiyat ve faiz ters çalışır

Diyelim bir tahvil aldınız, yılda 10 lira kupon ödüyor ve 100 liraya satın aldınız. Getiriniz yüzde 10.

Sonra piyasa faizleri yüzde 20’ye çıktı. Artık yeni çıkan tahviller 20 lira kupon ödüyor.

Sizin tahvilinizi kim 100 liraya alır? Kimse. Çünkü aynı parayla iki katı kupon ödeyen bir tahvil alabilir.

Sizin tahviliniz ancak fiyatı düşerse cazip hale gelir. Fiyat, getirisi yeni tahvillerle rekabet edecek seviyeye kadar düşer.

Faiz yukarı, tahvil fiyatı aşağı Piyasa faizi %10 iken 10 TL kupon fiyat 100 getiri %10 faiz %20'ye çıktı Aynı tahvil, yeni fiyat hâlâ 10 TL kupon fiyat ~50 getiri %20 olmalı ki alıcı bulsun Kupon sabit. Getiriyi ayarlayan tek şey fiyat. Basitleştirilmiş örnek. Gerçek hesap vade ve nakit akışlarını da içerir.

Bu ilişki tahvil yatırımının en temel kuralı: faiz ve fiyat ters yönde hareket eder.

Vade uzadıkça duyarlılık artar

Faiz değişiminin fiyat üzerindeki etkisi, vadeye bağlı.

Kısa vadeli bir tahvilde etki küçük, çünkü zaten yakında anaparanızı alacaksınız ve yeni faizden değerlendirebileceksiniz.

Uzun vadeli bir tahvilde etki büyük, çünkü uzun yıllar boyunca düşük kuponla kalacaksınız.

Bu duyarlılığa durasyon deniyor. Durasyonu yüksek bir tahvil, faiz hareketlerinden çok etkilenir.

Pratik sonucu şu: faizlerin artmasını bekliyorsanız kısa vadeli araçlarda kalın. Faizlerin düşmesini bekliyorsanız uzun vadeli tahviller daha çok kazandırır.

Ama unutmayın, herkes aynı beklentiye sahipse bu fiyatlara zaten yansımıştır.

Türkiye’deki araçlar

Devlet tahvili ve hazine bonosu. Devletin borçlanma araçları. Vadesi bir yıldan uzun olanlara tahvil, kısa olanlara bono deniyor.

Özel sektör tahvilleri. Şirketlerin çıkardığı. Devletten daha yüksek getiri sunuyor çünkü daha riskli.

Eurobond. Döviz cinsinden borçlanma araçları. Hem faiz hem kur riski taşıyor.

Kira sertifikaları (sukuk). Faizsiz esaslara göre yapılandırılmış araçlar.

Enflasyona endeksli tahviller. Anaparası enflasyona göre güncelleniyor. Yüksek enflasyon ortamında dikkat çeken bir araç.

Riskler

Faiz riski. Yukarıda anlattık. Vadeye kadar tutarsanız bu risk gerçekleşmiyor, ama ara dönemde satmanız gerekirse zararla satabilirsiniz.

Kredi riski. Borçlunun ödeyememesi. Devlet tahvilinde kendi para biriminde düşük, şirket tahvillerinde gerçek bir risk.

Enflasyon riski. Türkiye’de en önemlisi. Yüzde 40 faizle tahvil aldınız, enflasyon yüzde 60 çıktı. Nominal kazandınız, reel kaybettiniz.

Likidite riski. Özel sektör tahvillerinde ikincil piyasa sığ olabiliyor. Satmak istediğinizde alıcı bulmak zor olabilir.

Kur riski. Eurobond’da ek katman.

Nasıl yatırım yapılır

Bireysel yatırımcı için doğrudan tahvil almak mümkün ama pratik zorlukları var. Minimum tutarlar, likidite sorunları, vade takibi.

Bu yüzden çoğu yatırımcı borçlanma araçları fonları üzerinden yatırım yapıyor.

Fonun avantajı çeşitlendirme ve profesyonel vade yönetimi. Dezavantajı, vadeye kadar tutma garantiniz olmaması. Fon sürekli alım satım yaptığı için faiz hareketleri pay değerine yansıyor.

Yani “tahvil aldım, sabit getirim var” düşüncesi fonlarda geçerli değil. Fonun değeri faizle birlikte dalgalanıyor.

Getiri eğrisi

Farklı vadelerdeki faizleri bir grafiğe koyduğunuzda getiri eğrisi oluşuyor.

Normal durumda uzun vadeli faizler kısa vadeli faizlerden yüksek olur, çünkü uzun süre para bağlamanın karşılığı istenir.

Bazen tersine dönüyor: kısa vadeli faizler uzun vadeliden yüksek oluyor. Buna ters eğri deniyor ve genelde piyasanın gelecekte faizlerin düşeceğini, muhtemelen ekonomik yavaşlama nedeniyle, beklediği anlamına geliyor.

Getiri eğrisinin şekli, piyasanın beklentileri hakkında hızlı bir özet veriyor.

Hisse ile ilişkisi

Faizler, hisse senetlerini de doğrudan etkiliyor.

Faiz yükseldiğinde tahvil daha cazip hale geliyor ve hisseden para çıkabiliyor.

Şirketlerin borçlanma maliyeti artıyor, kârları baskılanıyor.

Değerleme modellerinde iskonto oranı yükseliyor, yani gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değeri düşüyor. Bu etki özellikle büyüme şirketlerinde belirgin, çünkü nakitlerinin çoğu uzak gelecekte.

Bu yüzden faiz kararları borsanın en yakından izlediği olaylar arasında.

Sıradaki

Bir sonraki yazıda döviz ve altına geçiyoruz. Bunlar yatırım aracı mı korunma aracı mı, ve Türkiye’de nasıl konumlandırılmalı.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.

Borsa Temel

Bu analizleri kendi hisseleriniz için yapın

586 BIST hissesinin bilanço, çarpan, temettü ve model skorları Finemar terminalinde hazır.

Ücretsiz Dene →

İlgili Yazılar

Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.