Trend, destek ve direnç: göz kararı çizmenin ötesine geçmek
Bu üç kavram teknik analizin temelini oluşturuyor. Aynı zamanda en çok keyfi kullanılan üç kavram.
Sorun şu: herkes farklı çiziyor ve herkes kendi çizdiğine inanıyor. Bu yazıda hem klasik yaklaşımı hem de onu daha nesnel hale getirmenin yolunu anlatıyoruz.
Trend nedir
Fiyatın genel yönü. Üç durum var: yükselen, düşen, yatay.
Klasik tanım şöyle. Yükselen trendde her tepe bir öncekinden yüksek ve her dip bir öncekinden yüksek. Düşen trendde tersi.
Bu tanımın sorunu, tepe ve dibin ne olduğuna sizin karar vermeniz. Küçük bir salınımı tepe sayarsanız trend kırılmış görünür, saymazsanız devam ediyor görünür.
Daha nesnel bir yaklaşım, hareketli ortalama kullanmak. Fiyat 200 günlük ortalamasının üstündeyse uzun vadeli trend yukarı, altındaysa aşağı. Tartışmaya yer bırakmayan basit bir kural.
Bu kuralın değerini kendi testlerimizde gördük. Aynı sinyal, trend durumuna göre tamamen zıt sonuçlar veriyor. Fiyatın yıllık zirveye yakın olması, trend yukarıyken olumlu, trend aşağıyken belirgin biçimde olumsuz. Trendi ayırmadan yapılan analiz, iki zıt durumu tek potaya koyuyor.
Destek ve direnç
Destek: fiyatın düşerken durma eğilimi gösterdiği bölge. Alıcılar orada devreye giriyor.
Direnç: yükselirken durma eğilimi gösterdiği bölge. Satıcılar orada karşılıyor.
Mantığı psikolojik. Bir fiyattan alım yapmış çok sayıda kişi varsa, fiyat oraya geri geldiğinde farklı davranışlar tetikleniyor. Zararda olanlar başa baş gelince satmak istiyor, o seviyeyi ucuz bulanlar tekrar alıyor.
Klasik yöntemin problemi
Çoğu kişi destek ve direnci geçmiş tepe ve diplere bakarak çiziyor.
Buradaki sorun şu: o tepede kaç lot el değiştirdiğini bilmiyorsunuz.
Tek bir işlemle oluşmuş bir tepe ile milyonlarca lotun el değiştirdiği bir bölge, grafikte aynı görünüyor. Ama piyasa açısından bunlar tamamen farklı şeyler.
Bir seviyenin anlamlı olması, orada gerçek pozisyon birikmiş olmasına bağlı. Yoksa sadece grafikte bir noktadır.
Daha iyi yol: hacme bakmak
Volume Profile, hacmi zamana değil fiyata göre dağıtıyor. Grafiğin yanına yatay bir histogram çiziyor ve hangi fiyat seviyelerinde ne kadar işlem olduğunu gösteriyor.
Uzun çubuklar, çok işlem görmüş fiyatlar. Kısa çubuklar, fiyatın hızlıca geçtiği bölgeler.
Bu yaklaşımın üç temel kavramı var.
POC. En çok hacmin geçtiği tek fiyat. Alıcı ve satıcının en çok anlaştığı seviye.
Değer alanı. Toplam hacmin yaklaşık yüzde 70’inin geçtiği aralık. Piyasanın makul fiyat kabul ettiği bölge.
Yüksek ve düşük hacimli düğümler. Histogramdaki tepeler ve çukurlar. Tepeler fiyatı yavaşlatıyor, çukurlar fiyatın hızlı geçtiği boşluklar.
Bu şekilde belirlediğiniz seviyeler, göz kararı çizilmiş çizgilerden daha savunulabilir. Çünkü arkalarında ölçülmüş bir gerçek var.
Kırılma ne demek
Fiyat bir direnci aştığında kırılma oluyor deniyor.
Bu terim çok kullanılıyor ama tanımı belirsiz. Bir kuruş aşmak kırılma mı. Gün içinde aşıp geri dönmek kırılma mı.
Kırılmayı değerlendirirken şu üçüne bakın.
Kapanış. Gün içinde aşıp geri dönen fiyat, kapanışta aşan fiyatla aynı şey değil. Kapanışa bakın.
Hacim. Kırılma yüksek hacimle geldiyse arkasında gerçek katılım var demektir. Düşük hacimli kırılmalar sık sık geri alınıyor.
Devamı. Kırılmadan sonraki günler ne yaptı. Kırılıp hemen geri dönen fiyat, kırılmanın gerçek olmadığını gösteriyor.
Yanlış kırılmalar çok yaygın. Bu yüzden kırılma anında değil, kırılma teyit edildikten sonra hareket etmek genelde daha güvenli. Bunun bedeli ilk hareketi kaçırmak, faydası yanlış sinyallerin çoğundan kurtulmak.
Rol değişimi
Kırılan bir direnç, sonrasında destek görevi görme eğiliminde. Kırılan destek de direnç.
Mantığı şu: o seviyede pozisyon almış insanların durumu değişiyor. Direnç kırılınca, orada alamayanlar fiyat geri geldiğinde alma fırsatı olarak görüyor.
Bu, gözlemlenen bir eğilim ama bir kural değil. Her zaman olmuyor.
Pratik kullanım
Destek ve direnci giriş sinyali olarak değil, karar bağlamı olarak kullanın.
Bir hisseye zaten olumlu bakıyorsanız, güçlü bir destek bölgesinde olması giriş zamanlaması için faydalı bir bilgi. Ama tek başına “destekte, alalım” düşüncesi bir yatırım tezi değil.
Ayrıca seviyeleri nokta olarak değil bölge olarak düşünün. Fiyat tam olarak 42,50’den dönmez, 42 ile 43 arasında bir bölgede tepki verir. Kesin sayılar yanlış bir hassasiyet hissi veriyor.
Sık yapılan hatalar
Çok fazla seviye çizmek. Grafikte on çizgi varsa fiyat her zaman birine yakındır ve her hareketi açıklayabilirsiniz. Bu, açıklama değil.
Seviyeleri sonradan taşımak. Fiyat çizginizi kırdığında çizgiyi yeni yere taşımak, hiç çizgi çizmemekle aynı şey.
Bağlamı yok saymak. Aynı destek, yükselen trendde ve düşen trendde farklı anlam taşıyor. Düşen trendde her destek sırayla kırılır.
Tek başına kullanmak. Kendi testlerimizde Fibonacci seviyelerinin tek başına zayıf kaldığını, hacim yoğunluğuyla birleştiğinde anlam kazandığını gördük. Aynı mantık destek direnç için de geçerli.
Sıradaki
Bir sonraki yazıda göstergelere geçiyoruz. RSI, MACD, hareketli ortalamalar. Ne hesaplıyorlar, ne işe yarıyorlar ve neden tek başlarına yeterli değiller.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.