Halka arz uzun dönem performansı: nasıl ölçülür, nasıl yanıltır
İki farklı olgu
Halka arz performansı iki ayrı soru içeriyor.
Kısa vade: ilk gün ve ilk günlerdeki performans. Genelde pozitif, çünkü fiyat iskontolu belirleniyor ve talep karşılanmamış oluyor.
Uzun vade: sonraki yıllardaki performans. Literatür genelde zayıf buluyor. Halka arzlar, sonraki üç-beş yılda piyasanın altında kalma eğiliminde.
Bu iki olgu farklı ve farklı yöntemlerle ölçülüyor. Karıştırılmamaları gerekiyor.
Uzun dönem ölçüm sorunu
Uzun dönem anormal getiriyi ölçmek, kısa döneminden çok daha zor.
Uzun dönemde, hisse getirisini “neye karşı” karşılaştırdığınız kritik. Ve küçük metodoloji farkları, büyük sonuç farkları üretiyor.
Bu yüzden “halka arzlar uzun vadede yüzde X zayıf” iddiaları, yönteme çok duyarlı. Aynı veri, farklı yöntemle farklı sonuç verebiliyor.
Kıyas seçimi
En büyük sorun, kıyas seçimi.
Bir halka arzı neyle karşılaştıracaksınız? Piyasa endeksiyle mi? Aynı büyüklükteki şirketlerle mi? Aynı sektörle mi?
Halka arzlar genelde küçük, büyüyen, belirli sektörlerdeki şirketler. Onları geniş piyasayla karşılaştırmak yanıltıcı olabiliyor. Çünkü performans farkı, halka arz olmalarından değil, büyüklük ve sektör özelliklerinden gelebilir.
Doğru yaklaşım, eşleştirilmiş kıyas: her halka arzı, benzer büyüklük ve sektördeki halka açık bir şirketle karşılaştırmak. Bu, “halka arz olma” etkisini diğer özelliklerden ayırıyor.
Hesaplama yöntemi
Uzun dönem getiriyi hesaplamanın iki yolu var ve farklı sonuç veriyorlar.
Al-tut anormal getiri. Halka arzı alıp uzun süre tutmanın getirisi eksi kıyasın getirisi. Sezgisel ama istatistiksel özellikleri sorunlu.
Takvim zamanı portföyü. Belirli bir dönemde halka arz olmuş tüm şirketlerden bir portföy kurup, faktörlere karşı alfasına bakmak. İstatistiksel olarak daha sağlam.
İkisi farklı sonuç verebiliyor. Al-tut yöntemi, uzun dönem zayıflığı daha güçlü gösterme eğiliminde. Takvim zamanı yöntemi genelde daha zayıf bir etki buluyor.
Neden zayıf performans
Uzun dönem zayıflığın birkaç açıklaması var.
Zamanlama: şirketler halka açılmak için iyi dönemleri, piyasa iştahlı ve değerlemeler yüksekken seçiyor. Yani arz fiyatı, iyi bir dönemin fiyatı.
Bilgi asimetrisi: şirketi satan taraf, şirketi alıcıdan iyi tanıyor.
Beklenti şişmesi: ilgi yüksekse fiyat temelin üstüne çıkabiliyor.
Bu açıklamalar mantıklı ama etkinin büyüklüğü metodolojiye bağlı kalıyor.
Nasıl okumalı
Bir halka arz performans çalışması okurken şunları sorun.
Kısa vade mi uzun vade mi ölçülüyor? İkisi farklı olgular.
Kıyas nasıl seçilmiş? Geniş piyasa mı, eşleştirilmiş şirketler mi? Eşleştirme, “halka arz” etkisini ayırıyor.
Hesaplama yöntemi ne? Al-tut mu, takvim zamanı mı? İkisi farklı sonuç verebiliyor.
Ve etki büyüklüğü, yöntem değiştiğinde ne kadar oynuyor? Çok oynuyorsa, kırılgan.
Sıradaki
Sıradaki yazıda analist tahmini ölçülerini ele alıyoruz. Analist tahminlerinin isabeti ve yanlılığı nasıl ölçülüyor.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.
Analist tahmini ölçüleri: isabet ve yanlılık
Analist tahminlerinin isabeti ve sistematik iyimserliği nasıl ölçülüyor. En heyecanlı hedeflerin neden en kötü getiriyi öngörebildiğini ve revizyonun seviyeden değerli olduğunu anlatıyoruz. Analistler kâr tahmini ve hedef fiyat yayınlıyor. Akademik çalışmalar bu tahminlerin isabetini ve sistematik yanlılığını ölçüyor.
Halka arzlar: katılmalı mı
Halka arzlar: katılmalı mı. İlk gün getirisi ile uzun dönem performansının farkını, ilk günün neden sıçrayıp uzun dönemin neden zayıf olduğunu ve halka arza acele etmemeyi anlatıyoruz. Halka arz (İngilizce kısaltmasıyla IPO), bir şirketin ilk kez borsaya açılıp hisselerini halka satması.
Alfa gerçek mi, yoksa model mi eksik
Pozitif bir alfa, gerçek beceri ya da eksik model olabilir. Finans tarihinin sonradan açıklanan alfalarla dolu olduğunu ve model gücünün her şeyi belirlediğini anlatıyoruz. Bir strateji alfa üretiyor deniyor: bilinen risklerle açıklanamayan fazla getiri. Kulağa değerli geliyor.