Likidite nedir
Bir varlığın likiditesi, onu fiyatını bozmadan ne kadar hızlı satabileceğinizi gösterir. Büyük, çok işlem gören bir hisse likittir: istediğiniz an, piyasa fiyatına yakın satarsınız. Küçük, az işlem gören bir hisse ise likit değildir: satmak istediğinizde ya alıcı bulamazsınız ya da fiyatı ciddi biçimde düşürerek satmak zorunda kalırsınız.
Aynı şey diğer varlıklar için de geçerli. Bir mevduat vadesi dolmadan bozulamayabilir, bir gayrimenkul aylarca satılamayabilir, bazı fonların çıkışı belli günlerle sınırlı olabilir. Her varlığın kendine göre bir likidite profili var.
Neden sakinken görünmez
Likidite riskinin sinsiliği, normal zamanlarda hiç hissedilmemesi. Piyasa sakinken küçük bir hisseyi bile satabilirsiniz, alıcı vardır. Bu, sizi likidite riskinizin farkında olmamaya iter. Portföyünüz likit görünür.
Ama kriz anında likidite buharlaşır. Herkes aynı anda satmak isteyince, alıcı kalmaz. Küçük hisseler önce likiditesini kaybeder: satmak istersiniz, karşınızda kimse yoktur ya da sadece yağmalayıcı fiyatlar vardır. Tam nakde en çok ihtiyaç duyduğunuz an, likiditenin en çok kaçtığı andır. Bu çakışma, likidite riskini tehlikeli yapan şey.
İki farklı ihtiyaç
Likidite riskini iki açıdan düşünmek gerekir.
Birincisi, kişisel nakit ihtiyacı. Hayatınızda beklenmedik bir gider çıkabilir: bir sağlık sorunu, bir iş kaybı. O an portföyünüzden nakit çekmeniz gerekirse, likit varlıklarınız olmalı. Tüm paranız satılması zor varlıklardaysa, en kötü zamanda, en kötü fiyata satmaya zorlanırsınız.
İkincisi, fırsat için nakit. Bir düşüşte alım yapabilmek için hazır ve erişilebilir paraya ihtiyaç var. İllikit varlıklara sıkışmış bir portföy, fırsatları izler ama değerlendiremez.
Nasıl yönetilir
İlk adım, portföyünüzün likidite profilini bilmek. Her varlık için sorun: bunu yarın nakde çevirmem gerekse, ne kadar sürede ve ne kadar fiyat kaybıyla satabilirim? Bu soruya göre varlıklarınızı likitten illikite doğru sıralayın.
İkinci adım, likit bir tampon tutmak. Portföyün bir kısmı her zaman hızlı ve fiyat kaybı olmadan nakde çevrilebilir olmalı. Bu, hem kişisel ihtiyaçları hem fırsatları karşılar. Ayrıca yatırım portföyünüzün dışında, tamamen ayrı bir acil durum fonu tutmak, sizi hiçbir zaman yatırımlarınızı zararına satmaya zorlamaz.
İlikit varlık her zaman kötü değil
Bunun tersi bir uyarı da var: likit olmama, her zaman kaçınılacak bir şey değil. Uzun vadeli tutacağınız, satma niyetiniz olmayan varlıklarda, geçici likidite kaybı önemsiz. Hatta bazı illikit varlıklar, bu likidite eksikliği karşılığında daha yüksek getiri sunar (likidite primi). Önemli olan, illikit varlıklara sadece gerçekten uzun tutabileceğiniz, o parayı yakın vadede istemeyeceğiniz kadarını ayırmak. Sorun likit olmama değil, likit olmayan bir varlığı likit sanmak.
Sıradaki
Sıradaki yazıda kara kuğuları, yani uç riskleri ele alıyoruz. Nadir ama yıkıcı olayların portföyü nasıl vurduğunu ve onlara nasıl hazırlanılacağını.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.