Cevaplanabilir olmalı
İyi bir soru, eldeki veriyle cevaplanabilir olmalı.
“Bu hisse yükselecek mi?” cevaplanabilir bir soru değil. Gelecek bilinemez ve sinyal çok zayıf.
“Bu özellik, geçmişte kesitsel getiriyi öngördü mü?” cevaplanabilir. Ölçülebilir, test edilebilir, sınırları belli.
Cevaplanamayan bir soruya verilen her cevap, ya kehanet ya kendini kandırma.
Dar ve net olmalı
İyi bir soru, geniş ve bulanık değil, dar ve net.
“Değer yatırımı işe yarar mı?” çok geniş. Hangi değer ölçüsü? Hangi piyasa? Hangi dönem? Hangi maliyet varsayımıyla?
“Defter piyasa oranı, BIST’te 2010-2020 arası, aylık kesitsel getiriyi, işlem maliyeti sonrası öngördü mü?” dar ve net. Bu soruya somut bir cevap verilebilir.
Dar soru, test edilebilir. Geniş soru, herkesin istediği cevabı bulabileceği bir alan.
Yanlışlanabilir olmalı
İyi bir soru, “hayır” cevabına açık olmalı.
Eğer bir hipotez hiçbir sonuçla çürütülemiyorsa, o bilimsel bir hipotez değil. Her sonucu açıklayabilen bir teori, aslında hiçbir şey açıklamıyor.
“Piyasa bazen momentum, bazen ters yön gösterir” yanlışlanamaz, çünkü her sonuç bu ifadeye uyar. “Momentum, 3-12 ay ufkunda pozitif getiri öngörür” yanlışlanabilir, çünkü öngörmezse çürür.
Kendi hipotezinizi kurarken sorun: bu yanlış olsaydı, hangi sonucu görürdüm? Cevap yoksa, hipotez fazla esnek.
Mekanizması olmalı
İyi bir soru, bir mekanizma içeriyor.
“Şu özellik getiriyi öngörüyor” tek başına zayıf. “Şu özellik, şu davranışsal/risk mekanizması yüzünden getiriyi öngörüyor” güçlü.
Mekanizma, bulgunun tesadüf olma ihtimalini azaltıyor. Ve test edilebilir ek tahminler üretiyor.
Faktör hayvanat bahçesindeki sahte faktörlerin ortak özelliği, mekanizmasızlık. Sadece “veride var” diyorlar, neden var olduğunu söyleyemiyorlar.
Kaç deneme sorusu
İyi bir araştırmacı, kendi sorusuna kaç farklı biçimde yaklaştığını takip ediyor.
Bir soruyu yirmi farklı şekilde test edip anlamlı çıkanı seçmek, çoklu test. Soru tek olsa bile, ona yaklaşım sayısı çoksa, sonuç şişkin.
İyi bir soru, önceden net tanımlanmış ve o tanıma sadık kalınmış olan. Ön kayıt fikri, tam bunu sağlıyor.
Bizim yaklaşımımız
Kendi çalışmalarımızda soruları dar ve mekanizmalı tutmaya çalışıyoruz.
Her faktörü bir literatür mekanizmasına bağlıyoruz. Her bulguyu birden fazla dönemde test ediyoruz. Ve sonucu görmeden önce ne aradığımızı belirlemeye çalışıyoruz.
Tutmayan fikirleri yazmamız da bununla ilgili: kaç soru sorduğumuzu, kaçının cevapsız kaldığını açık ediyoruz.
Nasıl okumalı
Bir araştırma ya da kendi analiziniz için sorun.
Soru cevaplanabilir mi, yoksa kehanet mi istiyor?
Dar ve net mi, yoksa herkesin istediği cevabı bulabileceği kadar geniş mi?
Yanlışlanabilir mi? “Hayır” cevabına açık mı?
Bir mekanizma içeriyor mu, yoksa sadece “veride var” mı diyor?
Ve kaç farklı biçimde test edilmiş?
İyi bir soru, iyi bir cevabın önkoşulu. Kötü kurulmuş bir soruya verilen mükemmel bir cevap bile, işe yaramaz.
Sıradaki
Sıradaki yazıda kaynak değerlendirmeyi ele alıyoruz. Hangi çalışmalara, hangi yayınlara, hangi kaynaklara ne kadar güvenilir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.