Üst üste binen zorluklar
Sinyal çok zayıf. Aylık getirilerde açıklanabilen varyans oranı yüzde birkaç. En güçlü kesitsel ilişkimiz 0,08 seviyesinde.
Gürültü kalın kuyruklu. Uç olaylar sık ve büyük. Normal dağılım varsayan her yöntem bu kısmı hafife alıyor.
Bağımsız gözlem sayısı az. 84 bin satır veri, birkaç yüz bağımsız birim demek. Çünkü aynı ay içindeki bütün hisseler aynı şoka maruz.
İlişkiler zamanla değişiyor. Rejim değişiyor, bir dönemde öğrenilen ilişki diğerinde geçerli olmayabiliyor.
Sistem kendi kendini bozuyor. En tuhaf zorluk bu. Bir düzenlilik keşfedilip yayınlandığında, insanlar onu uygulamaya başlıyor ve düzenlilik kayboluyor. Fizik yasaları gözlendikçe değişmiyor, piyasa düzenlilikleri değişiyor.
Test etmek zor. Geleceğe bakma, hayatta kalma yanlılığı, çoklu test. Doğru bir test kurmak, testin kendisinden daha zor.
Geri bildirim sorunu
Öğrenmenin şartı geri bildirim. Ve borsada geri bildirim hem yavaş hem yanıltıcı.
Bir kararın doğru olup olmadığını anlamak aylar sürüyor. Ve o zaman bile, sonuç kararın kalitesini değil büyük ölçüde şansı yansıtıyor.
İyi bir karar kötü sonuç verebilir. Kötü bir karar iyi sonuç verebilir.
Bu, öğrenmeyi neredeyse imkansız kılıyor. Çünkü neyi doğru neyi yanlış yaptığınızı gösteren sinyal, gürültünün içinde kayboluyor.
Bu yüzden sonuca değil sürece bakmak gerekiyor. Süreç değerlendirilebiliyor, sonuç değerlendirilemiyor.
Peki neden uğraşıyoruz
Zorluklara rağmen sayısal yaklaşımın değeri var.
Küçük bir kenar, çok sayıda karara uygulandığında anlamlı hale geliyor. Tek tek isabetli olmuyorsunuz ama toplamda fark yaratabiliyorsunuz.
Sistematik yaklaşım, davranışsal hatalardan koruyor. Disposisyon etkisi yazımızda anlattığımız gibi, insan içgüdüsü kazananı erken satıp kaybedeni tutmaya itiyor. Bir sistem bu tuzağa düşmüyor.
Riski yönetmek, getiriyi tahmin etmekten daha kolay. Volatilite tahmin edilebiliyor. Bu tek başına, pozisyon büyüklüğü ve çeşitlendirme kararlarını iyileştirmeye yetiyor.
Ölçmek, ölçmemekten iyi. Bir yaklaşımın işe yarayıp yaramadığını bilmiyor olabilirsiniz ama en azından yaramadığını öğrenebilirsiniz. Bu bile değerli.
Beklentiyi doğru kurmak
Bütün bunlardan çıkan sonuç şu: sayısal yatırımdan mucize beklememek.
Beklenecek olan: mütevazı ama tutarlı bir kenar, daha iyi risk yönetimi ve davranışsal hatalardan korunma.
Beklenmeyecek olan: fiyat tahmini, kesinlik, her ay kazanç.
Bir yaklaşım size ikinci grubu vaat ediyorsa, bu piyasanın gerçekleriyle tutarlı değil.
Alçakgönüllülük bir yöntem
Bu serinin belki en önemli mesajı bu.
Ne kadar çok ölçerseniz, ne kadar az bildiğinizi o kadar iyi görüyorsunuz.
Ve o farkındalık, bir zayıflık değil, en güçlü koruma. Çünkü sizi aşırı güvenden, aşırı kaldıraçtan ve yanlış kesinlikten uzak tutuyor.
Bizim kendi çalışmalarımızda vardığımız yer burası. Modelimiz bir kehanet değil, bir sıralama aracı. Bulgularımızın yanında sınırlarını da yazıyoruz. Tutmayan fikirleri de yayınlıyoruz.
Sıradaki
Sondan bir önceki yazıda veri kalitesini ele alıyoruz. Bütün bu yöntemler, altlarındaki veri kadar iyi.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.