Klasik dağılımın gizli sorunu
Geleneksel bir portföy, örneğin yüzde 60 hisse yüzde 40 tahvil, para açısından dengeli görünür. Ama risk açısından hiç dengeli değil. Hisseler tahvillerden çok daha oynak olduğu için, portföyün riskinin neredeyse tamamı hisselerden gelir. Yüzde 40 tahvil, riske neredeyse hiç katkı yapmaz.
Yani “dengeli” dediğiniz portföy, aslında büyük ölçüde bir hisse bahsi. Tahviller sadece küçük bir tampon. Portföyün kaderi, tümüyle hisselerin kaderine bağlı. Bu, risk paritesinin çözmeye çalıştığı sorun.
Fikir: riski eşitlemek
Risk paritesi, ağırlıkları paraya göre değil, riske göre belirler. Her varlık sınıfının portföyün toplam riskine benzer katkı yapmasını hedefler. Oynak varlıklara (hisse) daha az, sakin varlıklara (tahvil) daha çok para ayırır. Böylece hiçbir tek varlık sınıfı, riski tek başına domine etmez.
Sonuç, gerçekten dengeli bir risk dağılımı: portföy, tek bir varlık sınıfının iyi ya da kötü gitmesine daha az bağımlı. Farklı ekonomik senaryolarda daha istikrarlı davranması beklenir, çünkü her senaryoda parlayan varlığın portföyde anlamlı bir risk payı vardır.
Kaldıraç tartışması
Kurumsal risk paritesi uygulamaları genelde kaldıraç kullanır. Çünkü sakin varlıklara çok ağırlık verince beklenen getiri düşer ve bunu telafi etmek için tüm portföyü borçla büyütürler. İşte burada bireysel yatırımcı dikkatli olmalı: daha önce ele aldığımız gibi, kaldıraç bireysel yatırımcı için genelde gereksiz ve tehlikeli.
Yani risk paritesinin kaldıraçlı halini olduğu gibi taklit etmek, bir bireysel yatırımcı için doğru değil. Ama fikrin özünü, kaldıraç olmadan da alabilirsiniz.
Bireysel yatırımcı ne alabilir
Risk paritesinin taklit edilecek yanı, felsefesi: portföyün riskinin nereden geldiğini düşünmek ve tek bir kaynağın domine etmesine izin vermemek.
Pratikte bu, birkaç basit adıma dönüşür. Portföyünüzün riskinin ağırlıklı olarak nereden geldiğini sorun. Eğer neredeyse tamamı hisselerden geliyorsa, “dengeli” sandığınız portföy aslında tek bir bahis. Sakin varlıkların (faiz, altın) ağırlığını, sadece para açısından değil risk açısından anlamlı olacak şekilde düşünün.
Bu, kaldıraca gerek olmadan da riski daha dengeli dağıtmanızı sağlar. Belki klasik yüzde 60-40 yerine, riskin daha eşit dağıldığı bir kompozisyon tercih edersiniz. Getiriden bir miktar feda edip, çok daha istikrarlı bir yolculuk elde edebilirsiniz.
Sınırları
Risk paritesi sihirli bir çözüm değil. Sakin varlıklara ağırlık verdiği için, güçlü boğa piyasalarında saf hisse portföyünün gerisinde kalır. Ayrıca varlıklar arası ilişkilerin geçmişteki gibi süreceğini varsayar; kriz anında bu ilişkiler değişebilir ve beklenen denge bozulabilir. Bir başka deyişle, risk paritesi de her model gibi, geçmişin geleceğe benzeyeceği varsayımına dayanır.
Yine de temel dersi kalıcı: portföyü para değil risk gözüyle görmek, gizli yoğunlaşmaları ortaya çıkarır ve daha bilinçli bir denge kurmanızı sağlar. Bu bakış açısı, karmaşık formüllere girmeden de değerli.
Sıradaki
Sıradaki yazıda tarama ve seçime geçiyoruz. Binlerce hisse arasından portföyünüze uygun adayları nasıl süzeceğinizi, bir taramanın nasıl kurulacağıyla başlıyoruz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.