Portföyden çıkarken: satış kuralları
Neden satmak bu kadar zor
Satmayı zorlaştıran, iki güçlü psikolojik tuzak. Birincisi kayıptan kaçınma: zarardaki bir pozisyonu satmak, kaybı gerçek kılar ve bu acı verir. “Bekleyip başa baş dönerse satarım” diyerek zararı büyütürüz. İkincisi batık maliyet: “Bu kadar bekledim, şimdi mi satacağım” diyerek geçmişe yatırım yapmaya devam ederiz.
Bu tuzakların ortak özelliği, kararın geleceğe değil geçmişe bakması. Oysa doğru soru şu: bugün elimde nakit olsaydı ve bu hisseyi bu fiyattan alır mıydım? Cevap “hayır” ise, tutmanın gerekçesi geçmişe takılmaktan başka bir şey değil.
Tez bozulduğunda sat
En sağlam satış kuralı, teze bağlı. Bir hisseyi bir gerekçeyle aldınız: belki büyüme, belki ucuzluk, belki bir dönüşüm hikayesi. O gerekçe hala geçerli mi? Bilanço bozulduysa, büyüme durduysa, ucuzluk fiyat yükselince kaybolduysa, tez artık yok demektir. Tez bittiğinde pozisyonun kalma sebebi de biter.
Bu kural, fiyattan bağımsız çalışır. Hisse zarardayken de kârdayken de tezin geçerliliğine bakarsınız. Zararda ama tez sağlamsa tutarsınız. Kârda ama tez bozulmuşsa satarsınız. Karar, fiyatın değil, gerekçenin durumuna bağlı.
Daha iyi bir fırsat çıktığında sat
İkinci satış gerekçesi, fırsat maliyeti. Portföyünüzdeki bir pozisyondan çok daha cazip bir fırsat bulduysanız ve ekleyecek nakdiniz yoksa, en zayıf pozisyonu satıp yerine yenisini koymak mantıklı. Burada karşılaştırma açık ve dürüst olmalı: yeni gerçekten daha mı iyi, yoksa sadece daha mı taze görünüyor.
Risk yönetimi için sat
Üçüncü gerekçe, boyut. Bir pozisyon çok yükselip portföyde aşırı büyüdüyse, tez hala geçerli olsa bile bir kısmını satmak risk yönetimidir. Kazançtan bir miktar realize etmek, tek bir hissenin portföyü ele geçirmesini önler. Bu, teze güvensizlik değil, disiplin.
Kademeli çıkış
Satışın da alış gibi kademeli olabileceğini unutmayın. Bir kararsızlık varsa, tümünü birden satmak yerine pozisyonu parça parça azaltabilirsiniz. Bu, hem “ya yükselirse” hem “ya düşerse” pişmanlığını yumuşatır. Mükemmel zamanlamayı yakalamaya çalışmak yerine, kararı zamana yayarsınız.
Satışı baştan planlayın
En iyi satış kuralı, alım anında yazılan kuraldır. Bir pozisyona girerken “şu koşullarda satarım” diye not düşerseniz, o an geldiğinde duygularla değil planınızla hareket edersiniz. Fiyat düştükten sonra objektif olmak neredeyse imkansız; ama daha girmeden, soğukkanlıyken çıkış senaryosunu yazmak kolaydır. Bu notu tutmak, en değerli satış disiplini.
Sıradaki
Sıradaki yazıda vergi açısından verimli bir portföy düzenini ele alıyoruz. Hangi varlığın nerede tutulduğu, net getirinizi nasıl etkiliyor.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.
Bir strateji sunumundaki kırmızı bayraklar
Bir strateji sunumunda dikkatli olmayı gerektiren işaretler. Kusursuz eğri, gizli devir hızı, tek dönem, gizli deneme sayısı ve yazılmamış sınırları bir kontrol listesine çeviriyoruz. Karşınıza bir yatırım stratejisi sunumu geldi. Etkileyici bir eğri, yüksek bir getiri, güzel grafikler.
Net ve brüt getiri: raporlanan sayının kaçı size kalıyor
Raporlanan getiri genelde brüt; elinize geçen çok daha az. İşlem maliyeti, ücret, vergi ve enflasyonun raporlanan sayının ne kadarını yediğini ele alıyoruz. Bir strateji "yıllık yüzde 30 getiri" diyor. Ama o yüzde 30, işlem maliyeti, ücret ve vergi öncesi mi sonrası mı? Fark, size kalanın ne kadar olduğunu belirliyor.
Kıyas ölçütü seçimi: neye karşı karşılaştırıyorsunuz
“Piyasayı yendi” iddiasında “hangi piyasa” sorusu her şeyi belirliyor. Yanlış kıyas türlerini ve Türkiye'de enflasyonun neden ikinci bir kıyas olduğunu anlatıyoruz. Bir strateji “piyasayı yendi” diyor. Peki hangi piyasa? Kıyas ölçütü seçimi, bir performansın iyi mi kötü mü göründüğünü doğrudan belirliyor.