Neden dağılırız
Tek bir hisseye tüm parayı koymak, tüm yumurtaları tek sepete koymaktır. O şirket kötü bir habere, bir dolandırıcılığa, bir sektör çöküşüne yakalanırsa portföyünüz onunla birlikte batar. Bu, ödüllendirilmeyen bir risk: aynı beklenen getiriyi çok daha az sarsıntıyla elde edebilecekken gereksiz yere sallanırsınız.
Farklı hisselere yayıldığınızda, birinin kötü haberi diğerlerinin iyi haberiyle dengeleniyor. Portföyün toplam dalgalanması, tek tek hisselerin dalgalanmasından daha düşük oluyor. İşte dağılmanın bedava öğle yemeği dediğimiz etki bu.
Dağılmanın azalan getirisi
Ama dağılmanın da bir sınırı var. İlk birkaç hisse, riski hızla düşürür. Onuncu hisseden sonra her yeni hisse, çok az ek fayda sağlar. Kırkıncı hisseye geldiğinizde, aslında endeksi taklit etmeye başlarsınız.
Bu yüzden akademik çalışmalar, riskin büyük kısmının 15 ila 25 hisseyle alındığını söylüyor. Bu aralıktan sonra dağılma, sadece takip zorluğu ekler, kayda değer bir risk azaltması getirmez.
Yoğunlaşmanın anlamı
Peki neden bazıları beş on hissede yoğunlaşıyor? Çünkü dağılma, ortalamaya yaklaştırır. Endeksi yenmek istiyorsanız, endeksten farklı olmanız gerekir ve bu da yoğunlaşma demek.
Ama yoğunlaşmanın bedeli, hata yapma payının küçülmesi. Beş hissede yoğunlaşan biri, her seçimde çok daha haklı çıkmak zorunda. Bir tanesi çökerse portföyün beşte biri gider. Bu strateji, gerçekten üstün bir seçim yeteneği ve güçlü bir mide gerektiriyor.
Gizli yoğunlaşma tuzağı
Otuz hisseniz olması, dağıldığınız anlamına gelmiyor. Eğer bu otuz hissenin yirmisi banka ve holdingse, aslında tek bir bahse, “Türkiye finansal sektörü” bahsine, yoğunlaşmışsınız demektir. Sayı çok ama çeşitlilik yok.
Gerçek dağılma, farklı sektörlere, farklı risk kaynaklarına yayılmakla olur. İleride sektör dağılımı ve gizli yoğunlaşma konusunu ayrıca ele alacağız. Şimdilik akılda kalması gereken: hisse saymak yetmez, neye maruz kaldığınıza bakın.
Pratik bir aralık
Çoğu bireysel yatırımcı için makul bir başlangıç, 10 ila 20 hisse. Bu aralık, şirkete özgü riskin çoğunu ortadan kaldıracak kadar geniş, tek tek takip edilebilecek kadar dar. Daha azı, üstün bir yetenek ve dayanıklılık ister. Daha çoğu, çoğu insan için bir endeks fonuyla daha ucuza ve daha iyi yapılabilir.
Sıradaki
Sıradaki yazıda bu hisselere nasıl ağırlık vereceğinizi ele alıyoruz. Eşit mi bölmeli, büyüklüğe göre mi, yoksa riske göre mi.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.