Birinci karar: ne kadarını riske atıyorsunuz
Yatırıma ayıracağınız para, önümüzdeki birkaç yıl içinde ihtiyacınız olmayacak para olmalı. Kira, acil sağlık gideri, yakın vadeli bir alım için ayrılmış para yatırıma girmez. Çünkü piyasa, tam ihtiyacınız olduğu anda dipte olabilir ve sizi zararına satmaya zorlar.
Bu yüzden ilk adım hisse seçmek değil, yatırılabilir tutarı belirlemek. Bu tutar, hayatınızın geri kalanından ayrılmış, dalgalanmasına tahammül edebileceğiniz kısım. Ne kadarını kaybetmeye değil, ne kadarının yıllarca bağlı kalmasına dayanabileceğinizi sorun.
İkinci karar: zaman ufkunuz ne
Paraya ne zaman ihtiyacınız olacak? Üç yıl sonra bir ev peşinatı için mi, yoksa yirmi yıl sonra emeklilik için mi biriktiriyorsunuz? Bu soru, portföyün nasıl kurulacağını doğrudan belirliyor.
Kısa ufukta, dalgalanma sizin düşmanınız. Piyasa tam paraya ihtiyaç duyduğunuz yıl düşerse toparlanmasını bekleyemezsiniz. Uzun ufukta ise dalgalanma bir sorun değil, hatta fırsat. Ucuzken alıp yıllarca bekleyebilirsiniz.
Zaman ufku uzadıkça hisse ağırlığı artabilir, kısaldıkça daha sakin varlıklara kayması gerekir. Aynı kişi için doğru portföy, ufka göre tamamen değişiyor.
Üçüncü karar: dalgalanmaya gerçekten ne kadar dayanabiliyorsunuz
Herkes kağıt üzerinde “uzun vadeli yatırımcıyım, düşüşe aldırmam” der. Gerçek sınav, portföyünüz yüzde 30 eridiğinde gelir. O an paniğe kapılıp satarsanız, ne kadar iyi hisse seçtiğinizin hiçbir önemi kalmaz.
Kendinize dürüst olun. Geçmişte bir düşüşte ne yaptınız? Fiyatları sık sık kontrol etme ihtiyacı duyuyor musunuz? Bir pozisyon zarardayken uykunuz kaçıyor mu? Bu soruların cevabı, taşıyabileceğiniz risk seviyesini gösteriyor.
Taşıyamayacağınız bir riski taşımak, en kötü zamanda satmakla sonuçlanır. Daha düşük getirili ama gece uyutan bir portföy, kağıt üstünde harika ama sizi paniğe sürükleyen bir portföyden neredeyse her zaman daha iyi sonuç verir.
Sonra hisse gelir
Bu üç karar netleştikten sonra hisse seçimi çok daha kolay ve anlamlı hale gelir. Artık “hangi hisse iyi” değil, “bu portföydeki şu role hangi hisse uyar” diye sorarsınız. Seçim, bir çerçevenin içine oturur.
Çoğu yatırımcının hatası, bu çerçeveyi hiç kurmadan doğrudan hisse avına çıkmak. Sonuç, birbiriyle ilgisiz, aynı riske maruz, hedefe hizmet etmeyen bir yığın pozisyon oluyor.
Sıradaki
Sıradaki yazıda portföyde kaç hisse taşımak gerektiğini ele alıyoruz. Az sayıda yoğunlaşmak mı, çok sayıda dağılmak mı, ikisinin dengesi nerede.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.