Ne ölçüyor
Korelasyon, iki şeyin birlikte hareket etme derecesi. Eksi 1 ile artı 1 arasında bir değer alıyor.
Artı 1: tam birlikte hareket. Biri yükselirken diğeri de yükseliyor, hep aynı oranda.
Sıfır: doğrusal bir ilişki yok. Birinin hareketinden diğerininki hakkında bir şey söylenemiyor.
Eksi 1: tam ters hareket. Biri yükselirken diğeri düşüyor.
Gerçek hayatta uçlara pek rastlanmıyor. Aynı sektördeki iki hisse arasında 0,7 civarı, farklı sektörlerden ikisi arasında 0,3-0,5 civarı değerler tipik.
Çeşitlendirme buna bağlı
Portföyünüzün riski, tek tek varlıkların riskinin ortalaması değil. Aralarındaki korelasyona bağlı.
İki varlık düşük korelasyonluysa, biri düşerken diğeri ayakta kalabiliyor. Toplam dalgalanma, ikisinin ortalamasından düşük çıkıyor.
Bu, finanstaki nadir “bedava öğle yemeği” durumlarından biri. Getiriden feragat etmeden riski azaltıyorsunuz.
Ama şartı var: gerçekten düşük korelasyonlu olmaları. Aynı sektörden on hisse almak bunu sağlamıyor, çünkü aralarındaki korelasyon yüksek.
Kötü haber: kriz anında korelasyonlar yükseliyor
Bu, çeşitlendirmenin acı gerçeği.
Normal zamanlarda düşük korelasyonlu görünen varlıklar, panik anlarında birlikte düşüyor. Herkes aynı anda nakde geçmek istediğinde her şey satılıyor.
Yani çeşitlendirme, tam da en çok ihtiyacınız olduğu anda beklediğinizden az koruma sağlıyor.
Bu, çeşitlendirmeyi anlamsız yapmıyor ama ondan mucize beklememek gerektiğini gösteriyor. Gerçek koruma, farklı varlık sınıflarına dağılmak ve nakit tutmaktan geliyor.
“Korelasyon nedensellik değildir” ne demek
Bu cümle çok tekrarlanıyor ama pratikte ne anlama geldiği az konuşuluyor.
İki şey birlikte hareket ediyorsa üç ihtimal var.
A, B’ye sebep oluyor. Faiz yükseldiğinde tahvil fiyatları düşüyor. Burada gerçek bir mekanizma var.
B, A’ya sebep oluyor. Yön ters olabilir ve veriden ayırt edilemez.
Üçüncü bir şey ikisine birden sebep oluyor. En sık durum bu. İki hisse birlikte hareket ediyor olabilir çünkü ikisi de aynı makro faktöre bağlı.
Ve dördüncü bir ihtimal daha var: tesadüf. Yeterince çok değişken çifti tararsanız, aralarında güçlü korelasyon olan çiftler bulursunuz. Hiçbir anlamı olmadan.
Bu son madde borsada gerçek bir tehlike. Binlerce gösterge, yüzlerce hisse, onlarca makro değişken. Bunlar arasında tesadüfi korelasyon bulmak neredeyse garanti.
Korelasyonun görmediği şeyler
Doğrusal olmayan ilişkiler. Korelasyon sadece düz çizgi ilişkisini yakalıyor. İki değişken güçlü ama eğrisel bir ilişkiye sahipse, korelasyon sıfır çıkabiliyor.
Uç değerlerden etkilenme. Tek bir aşırı gözlem, korelasyonu ciddi biçimde oynatabiliyor.
Zaman içinde değişim. Korelasyon sabit değil. İki varlığın ilişkisi dönemden döneme değişiyor. Geçmiş beş yılın korelasyonu, gelecek yılınkini garanti etmiyor.
Uç değer sorununa karşı bir çözüm var: değerlerin kendisi yerine sıralarını kullanan sıra korelasyonu. Biz kendi çalışmalarımızda bunu tercih ediyoruz, çünkü tek bir hissenin çılgın bir ayı sonucu ele geçirmesin.
Pratikte nasıl kullanıyoruz
Kesitsel testlerimizin tamamı korelasyon üzerine kurulu.
Her ay, bütün hisseleri bir özelliğe göre sıralıyoruz. Sonraki ay getirisine göre de sıralıyoruz. İki sıralamanın korelasyonuna bakıyoruz.
Bu sayıya bilgi katsayısı diyoruz. Sıfırsa o özellik gelecek hakkında bir şey söylemiyor demektir.
Ölçtüğümüz değerler küçük görünüyor. Volatilite için eksi 0,082, 52 haftalık zirve için artı 0,043. Ama kesitsel tahminde bu değerler anlamlı sayılıyor.
Neden bu kadar küçük? Çünkü hisse getirilerinin büyük kısmı öngörülemez. Yüzde birkaçını açıklayabilmek bile değerli.
Bu, korelasyonun gücünü doğru tartmanın önemini gösteriyor. 0,08 bir fizik deneyinde anlamsızdır. Hisse seçiminde ise kullanılabilir bir sinyaldir.
Sıradaki
Bir sonraki yazıda olasılık ve beklenen değere geçiyoruz. Kazanma oranı yüksek bir stratejinin neden para kaybettirebileceğini göreceğiz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.