Ortalama maliyet düşürme: ne zaman mantıklı
Fikir ve cazibesi
Ortalama maliyet düşürme basit: bir hissenin fiyatı aldığınızın altına düşünce, daha fazla alarak ortalama alım maliyetinizi aşağı çekmek. 100 liradan aldığınız bir hisse 80’e düşerse, 80’den ek alım yaparak ortalamanızı belki 90’a indirirsiniz. Böylece hisse 90’a çıktığında başa baş gelirsiniz, 100’e değil.
Cazibesi psikolojik ve matematiksel. Psikolojik: zarardaki bir pozisyonda “bir şey yapmış” olursunuz, ve daha düşük ortalama maliyet, iyileşme hissi verir. Matematiksel: gerçekten de ortalama maliyetiniz düşer ve başa baş noktanız yakınlaşır. Kulağa mantıklı geliyor. Ama tehlike tam burada saklı.
Tehlike: batan bir gemiye para dökmek
Ortalama maliyet düşürmenin karanlık yüzü şu: eğer hisse haklı bir sebeple düşüyorsa, ek alım yapmak, batan bir gemiye daha çok para koymaktır. Fiyat, şirketin gerçekten kötüye gittiği için düşüyor olabilir. Bu durumda “ortalama düşürmek”, sadece kaybınızı büyütür. Hisse düşmeye devam eder ve siz her seferinde daha fazla para kaybedersiniz.
Bu, en yıkıcı yatırım hatalarından biri. İnsanlar, zararı kabullenmemek için, düşen bir hisseye giderek daha çok para bağlar. Pozisyon büyür, kayıp büyür, ve tek pozisyon limiti çoktan aşılmıştır. “Ortalama düşürüyorum” diyerek, aslında kötü bir bahsi katlıyorsunuzdur.
Ayrım: tez hala geçerli mi
Ortalama maliyet düşürmenin mantıklı olup olmadığını belirleyen tek soru şu: hissenin düşüş sebebi ne? Ve tezim hala geçerli mi?
Eğer hisse, şirketle ilgisiz bir sebeple (genel piyasa paniği, geçici bir dalgalanma) düştüyse ve şirketin temel durumu, aldığınızdaki tez hala sağlamsa, ek alım mantıklı olabilir. Ucuza aldığınız bir şey daha da ucuzladı, tez değişmedi; bu gerçek bir fırsat.
Ama hisse, şirketin gerçekten kötüye gittiği için (bozulan bilanço, kaybedilen pazar, yapısal bir sorun) düştüyse, tez artık geçerli değil demektir. Bu durumda ek alım yapmak, çürüyen bir teze daha çok bağlanmaktır. Doğru hamle, ortalama düşürmek değil, belki pozisyonu gözden geçirip çıkmaktır.
Fiyat değil, gerçeklik karar versin
Kritik nokta, kararı fiyatın kendisine değil, fiyatın arkasındaki gerçekliğe bağlamak. “Ucuzladı, o yüzden alayım” yetersiz bir gerekçe; ucuzluğun sebebini anlamadan verilen bir karar. “Ucuzladı, sebebi geçici ve tezim sağlam, o yüzden alıyorum” sağlam bir gerekçe.
Bu ayrım, zor çünkü zarardayken objektif düşünmek neredeyse imkansız. Kayıptan kaçınma ve batık maliyet tuzakları, sizi “ortalama düşürerek kurtulma” hikayesine iter. Bu duygusal baskıya karşı, soğukkanlı bir soru: bugün bu hissede hiç pozisyonum olmasaydı, bu fiyattan alır mıydım? Cevap “hayır” ise, ortalama düşürmek de yanlış.
Disiplinli bir çerçeve
Ortalama maliyet düşürmeyi güvenli kılmanın bir yolu, onu baştan planlamak. Bir pozisyona girerken, “fiyat düşerse ve tez geçerliyse, şu seviyelerde ek alım yaparım” diye bir plan yaparsanız, o an geldiğinde duyguyla değil planla hareket edersiniz. Ve bu plan, mutlaka bir sınır içermeli: tek pozisyon limitinizi aşmayacak şekilde. Böylece ortalama düşürme, kontrolsüz bir kayıp büyütmeye değil, disiplinli bir fırsat değerlendirmeye dönüşür.
Sıradaki
Sıradaki yazıda slippage ve piyasa etkisini ele alıyoruz. Kendi işleminizin fiyatı nasıl hareket ettirdiğini ve bu gizli maliyeti nasıl azaltacağınızı.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.
Bir strateji sunumundaki kırmızı bayraklar
Bir strateji sunumunda dikkatli olmayı gerektiren işaretler. Kusursuz eğri, gizli devir hızı, tek dönem, gizli deneme sayısı ve yazılmamış sınırları bir kontrol listesine çeviriyoruz. Karşınıza bir yatırım stratejisi sunumu geldi. Etkileyici bir eğri, yüksek bir getiri, güzel grafikler.
Net ve brüt getiri: raporlanan sayının kaçı size kalıyor
Raporlanan getiri genelde brüt; elinize geçen çok daha az. İşlem maliyeti, ücret, vergi ve enflasyonun raporlanan sayının ne kadarını yediğini ele alıyoruz. Bir strateji "yıllık yüzde 30 getiri" diyor. Ama o yüzde 30, işlem maliyeti, ücret ve vergi öncesi mi sonrası mı? Fark, size kalanın ne kadar olduğunu belirliyor.
Kıyas ölçütü seçimi: neye karşı karşılaştırıyorsunuz
Piyasayı yendi" iddiasında "hangi piyasa" sorusu her şeyi belirliyor. Yanlış kıyas türlerini ve Türkiye'de enflasyonun neden ikinci bir kıyas olduğunu anlatıyoruz. Bir strateji "piyasayı yendi" diyor. Peki hangi piyasa? Kıyas ölçütü seçimi, bir performansın iyi mi kötü mü göründüğünü doğrudan belirliyor.