Kelimelerin ölçülmesi
Bu alanın en bilinen isimleri Tim Loughran ve Bill McDonald. 2011’de finansa özel bir kelime sözlüğü yayınladılar ve bu sözlük alanın standardı oldu.
Neden özel bir sözlük gerektiği kendi başına ilginç bir hikaye.
O zamana kadar araştırmacılar genel amaçlı psikoloji sözlükleri kullanıyordu. Sorun şu ki finansta kelimelerin anlamı farklı. Genel sözlükte olumsuz sayılan kelimelerin çoğu finansal bir metinde nötr. Vergi, maliyet, borç, yükümlülük, sorumluluk. Bunlar bir şirket raporunda kötü haber değil, sıradan terimler.
Bu ayrımı yapmadan yapılan ölçümler yanlış sonuç veriyordu. Şirketin borçlarını anlattığı sayfa, “olumsuz ton” olarak işaretleniyordu. Sözlüğü finansa özel hale getirmek ölçümü düzeltti.
Bu bize tanıdık gelen bir hikaye. Kendi verimizi temizlerken de en çok zaman alan şey, aracın ölçmesi gereken şeyi gerçekten ölçtüğünden emin olmaktı.
Bulunanlar
Okunabilirlik tarafında şu ilişkiler bulunmuş: yüksek okunabilirlik daha yüksek kazanç sürekliliği, daha isabetli analist tahminleri, daha verimli sermaye yatırımı ve daha gevşek kredi sözleşmeleriyle geliyor. Daha az okunabilir açıklama yapan firmalarda ise getiri volatilitesi, kazanç sürprizleri ve analist tahmin dağılımı daha yüksek.
Nedenselliği tartışmalı ama korelasyon güçlü. Bir yorum şu: kötü haberi olan yönetim daha karmaşık yazıyor. Bilinçli bir gizleme olmasa bile, anlatması zor durumların dili doğal olarak karmaşıklaşıyor.
Ton tarafında 1994-2008 ABD verisinde, 10-K dosyalarındaki olumsuz tonun artması getiri volatilitesi ve işlem hacmi artışıyla ilişkili bulunmuş. Ayrıca yıllık rapor tonundaki değişimin, açıklamadan sonraki iki günlük pencerede fiyat hareketini anlamlı biçimde etkilediği gösterilmiş.
Bu ikinci bulgudaki kelime önemli: değişim.
Her zaman temkinli yazan bir şirketin temkinli olması bilgi taşımıyor. Geçen yıl coşkulu yazarken bu yıl temkinli yazan şirket ise bir şey söylüyor.
Türkçe için sözlük yok
Türkçe finansal metinler için Loughran-McDonald tipi doğrulanmış bir sözlük yok.
Bu ciddi bir boşluk ve İngilizce sözlüğü çevirerek kapatılamıyor. Ton ifadeleri dile ve iş kültürüne özgü. Türk şirket raporlarında kötü haberin nasıl ifade edildiği kendine has kalıplar taşıyor.
Elimizde 600 civarında faaliyet raporunun yapısal hali var. Bu, böyle bir sözlük kurmak için gereken malzemenin önemli kısmı. Yapılması gereken iş belli: kelime ve kalıpları etiketlemek, sonra tonun sonraki dönem fiyat hareketiyle ilişkisini test etmek.
Yapmayı planladığımız işlerden biri bu. Sonucun ne çıkacağını bilmiyoruz. Çıktığında yazacağız, çıkmazsa onu da yazacağız.
Şimdiden gördüklerimiz
Raporları toplu işlerken birkaç kalıp göze çarptı. Bunlar test edilmiş bulgular değil, gözlem.
Kötü haber hiçbir zaman doğrudan söylenmiyor. Küçülme “portföy optimizasyonu” oluyor. Zarar “beklentilerin altında performans” oluyor. İşten çıkarma “organizasyonel verimlilik çalışması” oluyor. Bu ifadelerin bir tarama listesi olabileceğini düşünüyoruz.
Makro dolgu oranı yüksek. Şirkete özgü olması gereken bölümlerin ciddi bir kısmı aslında TÜİK, TCMB ve küresel görünüm metni. Çıkardığımız açıklama metinlerinin yaklaşık üçte biri bu kategoriye giriyordu. Şirkete özgü bilginin yoğunluğu tek başına bir ölçü olabilir. Az anlatan şirket bir şey söylüyor olabilir.
Somut hedef veren şirket azınlıkta. Gelecek beklentileri bölümünde sayı veren şirketler genelde daha büyük ve kurumsal olanlar. Sayı vermekten sayı vermemeye geçiş, dikkate değer bir değişim olurdu.
Karşılaştırma tabanı değişimi. Geçen yıl çeyreklik kıyas yapan şirket bu yıl yıllık kıyasa geçmişse, muhtemelen çeyreklik tablo iyi görünmüyor.
Bu yöntemin sınırları
Kelime sayma yöntemleri bağlamı kaçırıyor. “Zarar beklemiyoruz” cümlesi olumsuz kelime içeriyor ama olumlu bir ifade. Modern dil modelleri bu sorunu azaltıyor ama tamamen çözmüyor ve yorumlanabilirliği düşürüyor.
Şirketler zamanla uyum sağlıyor. Ölçüldüğünü bilen yönetim yazdığını ayarlıyor. Bu, ölçünün zamanla zayıflaması anlamına geliyor, tıpkı yayınlanan her anomali gibi.
Ve etki büyüklüğü mütevazı. Metinden çıkan sinyal, finansal verilerden çıkan sinyalin yerini almıyor, üstüne ekleniyor.
Sözlüğü beklemeden yapabileceğiniz şey
Bu literatürden model kurmadan da yararlanmak mümkün.
Aynı şirketin iki yıllık raporunu yan yana koyun ve sadece dile bakın. Ton değişti mi. Uzunluk değişti mi. Hangi konular kayboldu, hangileri eklendi. Geçen yıl verilen hedeflerden bu yıl bahsediliyor mu.
Bu karşılaştırma bir saat sürüyor ve bilanço okumanın vermediği bir şey veriyor: yönetimin kendi durumunu nasıl gördüğü ve o görüşün nasıl değiştiği.
Kaynaklar
- Loughran & McDonald, Textual Analysis in Accounting and Finance: A Survey, Journal of Accounting Research
- Tim Loughran yayın listesi
- Annual report tone and divergence of opinion: evidence from textual analysis
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.