FINEMAR

Borsada sezgi neden yanılır, sayılar ne işe yarar

Finemar Araştırma12 Şubat 20264 dk okumaGüncelleme: 24 Temmuz 2026

Sezginin iyi olduğu yerler var

Önce hakkını verelim. Sezgi işe yaramaz değil.

Bir şirketin işini anlamak, yönetimin dilinden bir şeyler sezmek, bir sektörün nereye gittiğini hissetmek. Bunlar sezginin güçlü olduğu alanlar ve hiçbir formül bunları tam olarak yapamıyor.

Sorun, sezginin kendi sınırlarını bilmemesi. Aynı güvenle, hiç iyi olmadığı konularda da fikir üretiyor.

Sezginin sistematik olarak yanıldığı yerler

Beynimiz belirli türde hatalara yatkın ve bunlar rastgele değil, tahmin edilebilir.

Küçük örneklemden büyük sonuç çıkarmak. Bir kural üç kez tuttuğunda “bu iş çalışıyor” diyoruz. Üç gözlem hiçbir şey söylemez ama bize yeter gibi gelir.

Örüntü görmek. Rastgele bir grafikte omuz baş omuz görebiliriz. Beynimiz örüntü bulmak üzere kurulmuş ve olmadığı yerde de buluyor.

Hikayeyi olasılığın önüne koymak. Detaylı, ikna edici bir hikaye, sayısal olarak daha olası ama sıkıcı bir açıklamayı gölgede bırakıyor.

Kendi geçmişimizi yanlış hatırlamak. İsabetli tahminlerimizi net hatırlıyoruz, tutmayanları unutuyoruz. Bu yüzden herkes kendini ortalamadan iyi sanıyor.

Nadir olayları yanlış tartmak. Çok düşük ihtimalli büyük kazançlara fazla ödüyoruz. Piyango tercihi diye ölçülmüş bir şey bu ve borsada da aynen çalışıyor.

Sezgi nerede iyi, nerede kötü Sezginin güçlü olduğu yer İşin ne olduğunu anlamak Yönetimin dilini okumak Sektörün yönünü hissetmek Bir riskin nereden gelebileceği Neyi araştırmaya değer bulmak az veri, çok bağlam Sezginin yanıldığı yer "Bu kural hep tutuyor" demek Grafikte örüntü görmek İki şeyin ilişkisini tartmak Nadir olaya olasılık biçmek Kendi isabetini ölçmek çok veri, sayısal karşılaştırma İstatistik, sağdaki sütunu sezgiden devralmak için var. Soldakini elinizden almıyor.

İstatistik ne yapıyor

Kısaca: gürültüden sinyali ayırıyor.

Borsada olan biten şeylerin büyük kısmı gürültü. Rastgele dalgalanma, tesadüfi hareketler, anlamsız günlük değişimler. İçinde küçük bir sinyal var ve o sinyal çıplak gözle görünmüyor.

İstatistik size şunları söylüyor:

Bu fark gerçek mi, yoksa tesadüf müydü?

Bu ilişki ne kadar güçlü ve ne kadarına güvenebilirim?

Elimdeki gözlem sayısı bir sonuç çıkarmaya yeter mi?

Bu kuralı bulmak için kaç deneme yaptım ve bu, sonucumu ne kadar şüpheli kılıyor?

Bunların hiçbiri “şu hisseyi al” demiyor. Ama hepsi, yanlış bir sonuca güvenmenizi engelliyor. Asıl faydası bu.

Bir örnek

Bir kural düşünün: “Fiyat 200 günlük ortalamasının üstündeyken al.”

Sezgi bunu test edemez. Birkaç örnek hatırlarsınız, ikisi tutmuştur, güvenirsiniz.

Sayısal yaklaşım şunu yapar: 567 hisse, on dört yıl, her ayın sonunda kuralı uygula ve sonraki ay ne olduğunu kaydet. Sonra kuralın hiç uygulanmadığı durumla karşılaştır.

Bizim bu testte bulduğumuz şey, kuralın tek başına yeterli olmadığı ama başka bir bilgiyle birleştiğinde tabloyu tamamen değiştirdiğiydi. Aynı sinyal, trendin yönüne göre bir yönde artı yüzde 5,7, diğer yönde eksi yüzde 11,9 sonuç veriyordu.

Bu ayrımı sezgiyle bulamazdınız. Bulsanız bile, ne kadar güvenebileceğinizi bilemezdiniz.

Sayılar da yanıltır

Dengeli olalım. İstatistik sihirli bir kalkan değil.

Yanlış kurulmuş bir test, sezgiden daha tehlikeli olabiliyor. Çünkü sayı verdiği için güven veriyor.

Bu serinin yarısı, tam da bu tuzakları anlatacak. Aşırı uyum, çoklu test, hayatta kalma yanlılığı, geleceğe bakma. Bunların her biri, sayısal görünen bir sonucu tamamen çürütebiliyor.

Bizim kendi çalışmalarımızda da bu hataların hepsine düştük ve düzeltmek zorunda kaldık.

Bu seride ne var

Sırayla şunları anlatacağız.

Önce temel araçlar: getiriler nasıl dağılıyor, ortalama ne zaman yalan söylüyor, volatilite neyi ölçüyor, korelasyon ne demek, beklenen değer nasıl hesaplanıyor.

Sonra çıkarım: kaç gözlem yeterli, regresyon nedir, “anlamlı” ne demek, p-değeri nasıl okunur.

Sonra tuzaklar: çoklu test, aşırı uyum, ölçüm hataları.

Son olarak model kurmak: bir model nedir, tahmin gücü nasıl ölçülür, backtest nasıl yapılır, simülasyon ne işe yarar.

Formül minimumda tutulacak. Anlatılan her şeyin borsada nerede kullanıldığını göstereceğiz.

Matematik geçmişiniz yoksa endişelenmeyin. Buradaki fikirlerin hemen hepsi, formülünü hiç görmeden anlaşılabilir.

Sıradaki

Bir sonraki yazıda en temel soruyla başlıyoruz: hisse getirileri nasıl dağılıyor ve neden çoğu istatistik kitabının anlattığı gibi değil.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.

Kantitatif

Bu analizleri kendi hisseleriniz için yapın

586 BIST hissesinin bilanço, çarpan, temettü ve model skorları Finemar terminalinde hazır.

Ücretsiz Dene →

İlgili Yazılar

Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.