Neden bu kadar zor
Bir sonuç iki şeyden oluşuyor: yetenek ve şans.
Yeteneği şanstan ayırmak için, gürültünün ortalamada erimesini beklemek gerekiyor. Gürültü ne kadar büyükse, o kadar uzun beklemek lazım.
Borsada gürültü çok büyük. Sinyal gürültü oranı yazımızda gördüğümüz gibi, aylık getirilerin açıklanabilen kısmı yüzde birkaç.
Bu ortamda, mütevazı bir yeteneği tespit etmek için gereken süre onlarca yılı bulabiliyor.
Kaba bir hesap
Şöyle düşünün. Bir yatırımcının gerçek bir avantajı var ama küçük. Yıllık getirisi piyasadan ortalama birkaç puan yüksek.
Ama yıllık getirilerin dalgalanması çok daha büyük, on beş yirmi puan seviyesinde.
Sinyal birkaç puan, gürültü yirmi puan. Bu farkı istatistiksel olarak ayırt etmek için çok sayıda yıla ihtiyacınız var.
Sonuç şu: beş yıllık iyi performans, yeteneği kanıtlamaya yetmiyor. On yıl bile sınırda.
Çoklu test buraya da giriyor
İkinci bir katman var ve daha da rahatsız edici.
Binlerce yatırımcı var. Hiçbirinin yeteneği olmasa bile, bazıları tesadüfen beş yıl üst üste iyi performans gösterecek.
Sonra o kişiler öne çıkıyor, röportaj veriyor, kitap yazıyor. Ve biz onların sonucuna bakıp yetenek çıkarıyoruz.
Ama kaç kişinin denediğini bilmeden, bir başarı hikayesini değerlendiremeyiz. Bin kişi para atsa, birkaçı üst üste on tura getirir.
Bu, hayatta kalma yanlılığının insan tarafındaki hali ve bir sonraki yazının konusu.
Neye bakılmalı
Toplam getiriden daha bilgilendirici birkaç şey var.
Tutarlılık. Getiri kaç dönemde pozitif oldu? Tek bir muhteşem yıldan gelen performans, yayılmış performanstan daha şüpheli.
Süreç. Kararlar nasıl veriliyor? Tekrarlanabilir bir yöntem mi, yoksa sezgisel atışlar mı? Yöntemi olan biri, sonucu olan birinden daha güvenilir.
Açıklanabilirlik. Performans nereden geliyor? Bilinen bir faktöre mi bağlanıyor, yoksa açıklanamıyor mu? Açıklanamayan performans, ya gerçek bir keşif ya da şans.
Risk. Aynı getiriyi çok daha fazla risk alarak elde etmiş olabilir. Risk ayarlı bakmadan değerlendirme yapılamaz.
Kötü dönemlerde ne oldu. Krizde nasıl davrandı? Bu, sürecin dayanıklılığını gösterir.
Kendi performansınız için
Bu, en zor uygulama alanı çünkü kendinizi değerlendiriyorsunuz.
Birkaç dürüst alışkanlık yardımcı oluyor.
Kararlarınızı önceden yazın. Neden aldınız, ne bekliyorsunuz. Sonradan bakınca hafızanız sizi kandıramaz.
Endeksle karşılaştırın. Ve maliyetler ile vergi sonrası hesaplayın.
Bütün kararlarınızı sayın. Sadece hatırladıklarınızı değil. Unuttuklarınız genelde tutmayanlar.
Aşırı iyi bir dönemi şüpheyle karşılayın. Ortalamaya dönüş yazımızda anlattığımız gibi, uç sonuçlar şans payı içeriyor.
Bizim kendi sonuçlarımız için ne diyoruz
Aynı standartları kendimize de uyguluyoruz.
Bulgularımızı üç ayrı dönemde birden gösteriyoruz. Tek bir dönemde iyi olan bir sonuca güvenmiyoruz.
Denediğimiz ve tutmayan fikirleri de yayınlıyoruz. Rejim filtresi, makine öğrenmesi, devir azaltma. Kaç fikir denendiğini bilmeden hiçbir bulgu doğru değerlendirilemez.
Ve sonuçlarımızın hayatta kalma yanlılığı içerdiğini, nominal TL olduğunu, işlem maliyeti içermediğini her yerde yazıyoruz.
Bunlar zayıflık değil. Bir sonucun ne kadarının gerçek olduğunu okuyucunun tartabilmesi için gereken bilgi.
Sonuç
Kısa dönemli performans, yetenek hakkında neredeyse hiçbir şey söylemiyor.
Uzun dönemli performans daha bilgilendirici ama “uzun” derken kastedilen, çoğu insanın sabrının üstünde.
Bu yüzden sonuca değil sürece bakmak daha güvenilir. İyi bir süreç, ortalama sonuçlarla bile savunulabilir. Kötü bir süreç, iyi sonuçlarla bile şüpheli.
Sıradaki
Bir sonraki yazıda hayatta kalma yanlılığını ayrıntılı ele alıyoruz. Veriden düşenlerin nasıl bütün sonuçları bozduğunu göreceğiz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.