Literatürdeki eşik
Novy-Marx ve Velikov 2016’da Review of Financial Studies’te 23 farklı anomaliyi işlem maliyetleriyle birlikte incelediler.
Buldukları eşik şu: aylık devri yüzde 50’nin altında olan anomalilerin çoğu, maliyet azaltıcı biçimde tasarlandığında anlamlı net getiri üretiyor. Devri bunun üstünde olanların çok azı üretiyor.
Orta devirli stratejilerde ortalama işlem maliyetini 20 ile 57 baz puan arasında ölçüyorlar.
Ve sıkça alıntılanan bir bulguları var: momentum, yani literatürün en ünlü anomalisi, işlem maliyetinden en çok zarar gören anomali. Yüksek devir gerektirdiği için kapasitesi düşük ve maliyet sonrası performansı tartışmalı.
Kendi hesabımız da bunu doğruluyor. Gerçekçi maliyet varsayımıyla yıllık getiriden yaklaşık 10 puan gidiyor. Bu küçük bir düzeltme değil, stratejinin karakterini değiştiren bir kalem.
Literatürün çözümünü denedik, bizde çalışmadı
Novy-Marx ve Velikov’un en etkili maliyet azaltma yöntemi olarak işaret ettiği şey al ve tut bandı. Yani bir pozisyonu açmak için gereken eşiği, kapatmak için gereken eşikten daha katı tutmak.
Mantığı sağlam. Sıralamanın en üstündeki hisseyi alıyorsunuz ama biraz aşağı düştüğünde hemen satmıyorsunuz. Böylece sınır civarında gidip gelen isimler yüzünden gereksiz işlem yapmıyorsunuz.
Biz bunu kurduk. Devir gerçekten azaldı. Ama net getiri de azaldı.
Sebep, sinyalimizin bayatlama hızıyla ilgili görünüyor. Momentum ve trend ağırlıklı sinyaller hızla eskiyor. Bir hissenin skoru düştüğünde onu tutmaya devam ederseniz, tam da modelin uzak durmanızı söylediği dönemde pozisyondasınız. Kazandığınız maliyet, kaybettiğiniz getiriden az kaldı.
Rebalance sıklığını azaltmayı da denedik, aynı mantıkla aynı sonuç çıktı. Sinyal ayda bir güncelleniyorsa üç ay beklemek, kararınızın üçte ikisini bayat bilgiye dayandırmak demek.
Yani literatürün önerdiği çözüm evrensel değil. Sinyalin bayatlama hızına bağlı. Yavaş bayatlayan sinyallerde, mesela değer ya da kârlılık, al-tut bandı muhtemelen çok iyi çalışıyor. Hızlı bayatlayanlarda bedeli ağır.
Devir hızı neden bu kadar belirleyici
Üç sebebi var ve üçü de birbirini besliyor.
Maliyet doğrudan devirle çarpılıyor. Tek işlemin maliyeti sabitse toplam maliyet kaç işlem yaptığınıza bağlı. Basit ve acımasız bir çarpım.
Kapasite devirle ters orantılı. Yüksek devirli bir stratejiye çok para koyduğunuzda kendi emirleriniz fiyatı hareket ettirir. Novy-Marx ve Velikov’un bulgularından biri de bu: yeni sermayenin strateji kârlılığını ne kadar azalttığı devirle ters orantılı. Büyüklük, değer ve kârlılık gibi düşük devirli stratejiler en fazla sermayeyi taşıyabiliyor.
Hata payınız daralıyor. Maliyet getirinizin büyük kısmını yiyorsa, model performansındaki küçük bir bozulma sizi eksiye geçirir. Düşük devirli bir stratejide aynı bozulma tolere edilebilir.
Elimizde ne kaldı
Devri düşürmenin işe yarayan tek yolu likidite filtresi oldu.
İşlem hacmi düşük hisseleri elemek, gerçekleşen maliyeti doğrudan aşağı çekiyor. Bunun bir bedeli var: bazı stratejilerin kağıt üstündeki avantajı azalıyor, çünkü o avantajın bir kısmı illikit küçük hisselerden geliyormuş. Ama kalan kısım gerçekleşebilir olan kısım.
Bu bize şunu öğretti: bir stratejinin backtest performansı likidite filtresi eklendiğinde çöküyorsa, o performans zaten sizin olamayacak bir performanstı.
Backtest okurken
Bir strateji sunumunda devir hızı yazmıyorsa sorun.
Yıllık devir yüzde 50 ise maliyet neredeyse ihmal edilebilir. Yüzde 500 ise sonuçlar maliyet olmadan anlamsız. Yüzde 1000 üstündeyse muhtemelen hiç gerçekleşmeyecek bir sonuca bakıyorsunuz.
Ve devir yüksekse maliyet sonrası halini isteyin. Vermiyorlarsa kabaca kendiniz hesaplayın: aylık devir çarpı tahmini tek yön maliyeti çarpı 12 çarpı 2.
Bu basit çarpım çoğu güzel görünen backtest’i yerine oturtuyor. Bizimki dahil.
Kaynaklar
- Novy-Marx & Velikov, A Taxonomy of Anomalies and Their Trading Costs, Review of Financial Studies 29(1), 104-147
- NBER working paper versiyonu
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.