Sektörler neden sırayla parlar
Farklı sektörler, ekonomik döngünün farklı aşamalarına farklı tepki verir. Faizler düşerken, borçla büyüyen ve faize duyarlı sektörler (inşaat, bankacılık, faize hassas tüketim) canlanabilir. Ekonomi hızlanırken, döngüsel sektörler (sanayi, otomotiv, dayanıklı tüketim) öne çıkar. Belirsizlik ve yavaşlama dönemlerinde ise savunmacı sektörler (gıda, kamu hizmetleri, sağlık) daha dayanıklı kalır.
Bu, mantıklı bir örüntü: her sektörün işi, ekonominin farklı bir yönüne bağlı ve ekonomi değiştikçe hangi sektörün işinin iyi gittiği değişir. Sektör rotasyonu, bu farklı duyarlılıkların bir yansıması.
Türkiye’ye özgü sürücüler
BIST’te sektör rotasyonunu belirleyen faktörler, gelişmiş piyasalardan biraz farklı. Faiz kararları ve enflasyon, burada çok daha keskin bir rol oynar. Kur hareketleri, ihracatçı ve ithalatçı sektörleri zıt yönde etkileyerek rotasyona yön verir. Politika değişiklikleri, belli sektörleri ani biçimde öne çıkarabilir ya da baskılayabilir.
Bu yüzden BIST’te sektör rotasyonu, saf bir ekonomik döngü meselesi değil, aynı zamanda kur, faiz ve politika değişkenlerinin bir bileşimi. Bir sektörün neden öne çıktığını anlamak, bu yerel sürücüleri hesaba katmayı gerektirir.
Rotasyonu yakalama tuzağı
Sektör rotasyonunun cazip ama tehlikeli bir yanı var: “hangi sektörün sırası geldi” diye tahmin edip önden pozisyon almaya çalışmak. Kulağa akıllıca gelir ama pratikte çok zor. Rotasyonun zamanlamasını tutturmak, ekonomik döngünün nerede olduğunu ve piyasanın bunu ne zaman fiyatlayacağını bilmeyi gerektirir ki ikisi de son derece belirsiz.
Çoğu zaman, bir sektörün “sırası geldiği” anlaşıldığında, o rotasyon çoktan gerçekleşmiş, fiyatlar çoktan hareket etmiştir. Rotasyonu kovalamak, geç kalıp tepede almak ve dipte satmakla sonuçlanabilir. Bu, momentum kovalamanın sektör düzeyindeki hali ve aynı riskleri taşır.
Rotasyondan alınacak asıl ders
Sektör rotasyonunu tahmin etmeye çalışmak yerine, ondan iki değerli ders çıkarılabilir.
Birincisi, dağılmanın önemi. Sektörler sırayla parladığı için, birden fazla sektöre yayılmış bir portföy, hangi sektörün sırası gelirse gelsin bir kısmıyla katılır. Tek bir sektöre yoğunlaşmak, yanlış döngü aşamasında uzun süre geride kalma riskidir. Rotasyon gerçeği, tam da neden dağılmamız gerektiğini gösterir.
İkincisi, gizli yoğunlaşmayı görmek. Portföyünüz farkında olmadan tek bir döngü bahsine yığılmış olabilir: hepsi faize duyarlı, ya da hepsi döngüsel. Sektör rotasyonu bilgisi, bu gizli yoğunlaşmayı fark etmenize yardım eder. Portföyünüzün hangi ekonomik senaryoya bağlı olduğunu sorun.
Denge, tahminden iyidir
Sonuçta, sektör rotasyonuna en sağlam yaklaşım, onu tahmin etmeye çalışmak değil, ona karşı dengeli olmak. Farklı ekonomik senaryolarda parlayacak sektörlere makul biçimde yayılmış bir portföy, döngünün her aşamasında ayakta kalır. Hangi sektörün sırası geldiğini bilmeye çalışmak yerine, her sıra kimde olursa olsun katılabilecek bir yapı kurmak, çoğu yatırımcı için çok daha güvenilir. Rotasyonu okumak faydalı; ona bahis oynamak riskli.
Sıradaki
Sıradaki yazıda işlem uygulamasına geçiyoruz. İlk olarak emir tiplerini, yani piyasa, limit ve stop emirlerinin nasıl çalıştığını ve ne zaman hangisinin kullanılacağını ele alıyoruz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.