Çoğu yatırımcının içgüdüsü şudur: bir hisse yıllık zirvesindeyse artık geç kalınmıştır. Fiyat çok yükselmiş, potansiyel tükenmiş, düzeltme gelecektir.
Bu içgüdü veriyle test edildiğinde tutmuyor. Hem dünyada hem Türkiye’de.
Bulgunun kökeni
George ve Hwang 2004’te bir makale yayınladı. Basit bir ölçü tanımladılar: hissenin bugünkü fiyatının son 52 haftadaki en yüksek fiyata oranı. Bir’e yakınsa hisse zirvesinde, düşükse zirveden uzak.
Bu oranı yüksek olan hisseleri alıp düşük olanları satan bir portföy kurdular. Sonuç, klasik momentum stratejilerinden bile daha güçlü çıktı. Üstelik momentumun tipik sorunu olan ani çöküşlere daha az maruz kaldı.
Bulgu o günden beri farklı piyasalarda tekrar tekrar test edildi ve genelde ayakta kaldı.
Neden çalışıyor
En kabul gören açıklama davranışsal. İnsanlar yıllık zirveyi psikolojik bir sınır olarak görüyor.
Hisse zirveye yaklaştığında iyi haber gelse bile yatırımcılar tereddüt ediyor. “Zaten çok yükselmiş” düşüncesi alımı geciktiriyor. Bu da fiyatın yeni bilgiye tepkisini yavaşlatıyor. Fiyat gerçek değerine ulaşması gerekenden daha uzun sürede ulaşıyor.
Sonuç olarak zirveye yakın hisselerde fiyat, olması gereken yerin biraz altında kalıyor ve sonraki dönemde farkı kapatıyor.
Tersi de geçerli. Zirveden uzak hissede yatırımcılar kötü haberi de yeterince hızlı fiyatlamıyor, “zaten çok düşmüş” diyerek satmıyorlar. Fiyat düşmeye devam ediyor.
Bizim testimiz
Modelimizde başlangıçta fiyatın dip tepe aralığındaki konumunu kullanıyorduk. Bu da benzer bir bilgi taşıyor ama tam olarak aynı şey değil, çünkü dibin konumu da hesaba giriyor.
52 haftalık zirveye oran ölçüsüne geçtiğimizde iki şey oldu.
Ölçünün tek başına tahmin gücü belirgin şekilde arttı. Kesitsel bilgi katsayısı 0,022’den 0,043’e çıktı. Yaklaşık iki katı.
Kompozit skora katkısı daha mütevazı oldu, çünkü diğer faktörlerle örtüşen bilgi taşıyor. Katsayı 0,076’dan 0,078’e çıktı.
Asıl fark riskte ortaya çıktı. Maksimum kayıp 2018 sonrası dönemde eksi yüzde 23,5’ten eksi yüzde 18,6’ya indi. 2021 sonrası dönemde eksi yüzde 17,4’ten eksi yüzde 9,7’ye. Getiri neredeyse aynı kalırken düşüş derinliği yarıya yakın azaldı.
Bu tür bir iyileşme genelde getiriyi artırmaktan daha değerli, çünkü stratejide kalabilmenizi sağlayan şey düşüş derinliği.
Trend olmadan anlamsız
Kritik nokta şu. Zirveye yakınlık tek başına sinyal değil.
Ayı piyasasında zirveye yakın hisseler bir sonraki ay ortalama eksi yüzde 11,9 getiri üretmiş. Boğa piyasasında aynı grup artı yüzde 5,7. Aynı ölçü, tamamen zıt sonuç.
Bu yüzden modelde zirveye yakınlığı her zaman trend durumuyla birlikte değerlendiriyoruz. Fiyat 200 günlük ortalamanın üstündeyse zirveye yakınlık olumlu, altındaysa olumsuz.
Pratik kullanım
Bir tarama kurarken şu iki filtreyi birlikte koyun. Fiyat 200 günlük ortalamanın üstünde olsun. Fiyatın 52 haftalık zirveye oranı yüksek olsun, mesela yüzde 90’ın üstü.
Çıkan liste kısa olacak ve içinde sizi rahatsız eden isimler bulunacak. Çünkü hepsi çok yükselmiş hisseler ve almak psikolojik olarak zor.
Zor olması zaten bulgu ile tutarlı. Herkes rahatça yapabilseydi anomali kalmazdı.
Sınırlar
Momentum stratejilerinin bilinen bir zayıflığı var: dönüş noktalarında sert kayıp. Piyasa aniden yön değiştirdiğinde en çok yükselmiş hisseler en çok düşer. 52 haftalık zirve ölçüsü bu riski azaltıyor ama sıfırlamıyor.
Ayrıca bu strateji yüksek devir gerektiriyor. İşlem maliyeti hesaba katılmadan bakılan sonuçlar gerçekte elde edilenden yüksek olur.
Verimizde hayatta kalma yanlılığı var ve getiriler nominal TL.
Uygulamada
Model önerilerinde her hisse için zirveye uzaklık yüzdesi ayrı bir kolon olarak duruyor. Kompozit skorun içinde de bu ölçü kullanılıyor.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.