Neden boyut bu kadar önemli
Portföyünüzün getirisi, tek tek hisselerin getirisinin, onlara verdiğiniz ağırlıkla çarpımının toplamı. Yani en çok kazandıran hisse, eğer portföyün küçük bir kısmıysa, sonuca az katkı yapar. En çok kaybettiren hisse, eğer büyük bir kısımsa, portföyü batırır.
Bu basit gerçek, çoğu kaybın kaynağını açıklar. İnsanlar genelde en çok güvendikleri, en çok “sevdikleri” hisseye en çok para koyar. Ama güven, haklılıkla ilgisiz. En büyük pozisyonun en büyük hata olduğu durumlar, portföyleri en çok yaralayan senaryolardır.
Aşağı yönü düşünün, yukarıyı değil
Boyut belirlerken içgüdü, potansiyel kazanca odaklanır: “Bu üçe katlanabilir, çok alayım.” Doğru yaklaşım, tersine bakar: bu pozisyon tümüyle çökerse portföyüm ne olur? Cevap “kabul edilemez bir hasar” ise, pozisyon çok büyük demektir, ne kadar cazip görünürse görünsün.
Her pozisyonu, yanlış çıkabileceği varsayımıyla boyutlandırın. Amacınız, hiçbir tek hatanın sizi oyundan çıkaramaması. Çünkü oyunda kaldığınız sürece, iyi kararlarınızın birikmesine zaman tanırsınız. Bir tek felaket pozisyon, tüm o birikimi silebilir.
Bir tavan belirleyin
En basit ve etkili kural, tek pozisyon için bir üst sınır. Örneğin “hiçbir hisse portföyün yüzde 10’unu geçmeyecek” gibi. Bu, ne kadar heyecanlanırsanız heyecanlanın, tek bir bahsin portföyü ele geçirmesini engeller.
Bu tavan, güven seviyesine göre biraz esneyebilir: en güçlü fikirlere biraz daha çok, spekülatif olanlara daha az. Ama mutlak bir üst sınır her zaman olmalı. Sınırsız pozisyon, sınırsız risk demek.
Güven ile boyutu ilişkilendirmek
Bir düşünce çerçevesi: pozisyon boyutu, teze olan güveninizi yansıtmalı ama abartılı olmamalı. Çok güçlü, çok yönlü kanıta dayanan bir fikir daha büyük olabilir. Zayıf, spekülatif bir fikir küçük kalmalı. Ama en güçlü fikir bile, tümüyle yanılma ihtimaline karşı sınırlı tutulur.
Buradaki incelik şu: güveniniz genelde olması gerekenden yüksektir. İnsanlar sistematik olarak fazla güvenli. Bu yüzden hesapladığınız “ideal” boyutu bir miktar küçültmek, çoğu zaman daha akıllıca. Fazla güvenin bedelini pozisyon boyutuyla ödemek, en pahalı derslerdendir.
Boyutu baştan sabitleyin
En yaygın disiplinsizlik, “yükselirse artırırım, düşerse ortalama düşürürüm” diyerek pozisyonu sürekli büyütmek. Bu, farkında olmadan en riskli anda en büyük pozisyona ulaşmakla sonuçlanır. Bunun yerine, giriş öncesi hedef boyutu belirleyin ve ona sadık kalın. Boyut kararı, duyguların en sakin olduğu an olan giriş öncesinde verilmeli.
Sıradaki
Sıradaki yazıda boyutlandırmanın iki yöntemini karşılaştırıyoruz: her pozisyona sabit oran vermek mi, yoksa boyutu volatiliteye göre ayarlamak mı.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.