Ucuzluk nasıl ölçülür
Değer taraması, fiyatı bir temel büyüklüğe oranlayan ölçülere dayanır. En yaygınları: fiyat-kazanç oranı (fiyat, hisse başı kâra bölünür), fiyat-defter oranı (fiyat, hisse başı özkaynağa bölünür), fiyat-satış oranı ve firma değeri-FAVÖK oranı. Bu oranların düşük olması, hissenin kazancına ya da varlıklarına göre ucuz olduğunu gösterir.
Her ölçünün kendine göre güçlü ve zayıf yanları var. Fiyat-kazanç, kâr dalgalanınca yanıltıcı olur. Fiyat-defter, varlık ağırlıklı şirketlerde daha anlamlı. Tek bir orana güvenmek yerine birkaçına birden bakmak, daha sağlam bir ucuzluk resmi verir.
Değer tuzağı
Değer taramasının en büyük tehlikesi, değer tuzağı: ucuz görünen ama haklı sebeplerle ucuz olan hisseler. Bir hisse ucuzdur çünkü piyasa onun geleceğinin kötü olduğunu düşünür. Bazen piyasa yanılır ve bu bir fırsattır. Ama bazen piyasa haklıdır ve hisse ucuz kalmaya, hatta ucuzlamaya devam eder.
Sadece “ucuz” kriteriyle tarama yaparsanız, listeniz gerçek fırsatlarla değer tuzaklarının karışımı olur. Batmakta olan bir şirket, iflasa giden bir sektör, yapısal olarak kâr edemeyen bir iş modeli, hepsi ucuz görünür. Ucuzluk tek başına yeterli değil; ucuzluğun sebebini anlamak gerekir.
Ucuzluğu kaliteyle birleştirmek
Değer tuzağından korunmanın en etkili yolu, ucuzluk kriterine kalite kriteri eklemek. Sadece ucuz değil, ucuz ve sağlam şirketler aramak. Yani düşük fiyat-kazanç ama aynı zamanda pozitif ve istikrarlı kâr, makul borç, sürdürülebilir iş modeli.
Bu birleşim, “ucuz çünkü batıyor” ile “ucuz çünkü piyasa geçici olarak umutsuz” hisselerini ayırmaya yardım eder. İlki değer tuzağı, ikincisi gerçek fırsat. Kalite filtresi, ikincisine odaklanmanızı sağlar. Akademik çalışmalar da değer ile kalitenin birleşiminin, tek başına değerden daha sağlam sonuç verdiğini gösteriyor.
Türkiye bağlamında dikkat
BIST’te değer taraması yaparken enflasyonun etkisini unutmamak gerekir. Yüksek enflasyon, muhasebe rakamlarını çarpıtır: kârlar şişebilir, varlık değerleri tarihi maliyetle kayıtlı kalabilir. Bu, fiyat-kazanç ve fiyat-defter oranlarını yanıltıcı hale getirebilir. Enflasyon muhasebesinin etkilerini ve rakamların gerçek anlamını dikkatle değerlendirmek şart.
Tek bir dönemin fotoğrafına güvenmeyin
Bir hissenin bugünkü ucuzluğu, tek bir anın fotoğrafı. Kârı geçici bir nedenle şişmiş olabilir ve bu, fiyat-kazanç oranını sahte biçimde düşük gösterir. Sürdürülebilir olmayan bir kârlılığa dayanan ucuzluk, gerçek değildir.
Bu yüzden değer taramasında birkaç yıllık ortalama kârlılığa, kârın kalitesine ve sürdürülebilirliğine bakmak, tek bir dönemin oranına bakmaktan çok daha güvenli. Ucuzluk, kalıcı bir gerçekliğe dayanmalı, geçici bir muhasebe rakamına değil.
Sıradaki
Sıradaki yazıda kalite taramasını ele alıyoruz. Sağlam, kârlı, iyi yönetilen şirketleri sayılarla nasıl bulacağınızı.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.