Fikir ne diyor
Rastgele yürüyüş hipotezine göre fiyat değişimleri birbirinden bağımsız. Bugünkü değişim, dünkünden bir şey öğrenmiyor.
Mantığı ikna edici. Eğer fiyatın yarın yükseleceği bugünden bilinebilseydi, herkes bugün alırdı ve fiyat bugün yükselirdi. Yani öngörülebilir hareket, öngörülür öngörülmez ortadan kalkar.
Bu fikrin daha geniş hali etkin piyasa hipotezi: fiyatlar mevcut bütün bilgiyi yansıtır.
Kanıt: otokorelasyon sıfıra yakın
Önceki yazıda gördüğümüz gibi, günlük getirilerin otokorelasyonu sıfıra çok yakın.
Bir başka güçlü kanıt: profesyonel fon yöneticilerinin çoğu, uzun vadede kıyas ölçütlerini geçemiyor. Eğer fiyatlar kolayca tahmin edilebilseydi, işi bu olan insanların sistematik olarak başarılı olması beklenirdi.
Ve üçüncüsü: rastgele üretilmiş fiyat serileri, gerçek fiyat grafiklerine şaşırtıcı derecede benziyor. İnsanlar ikisini ayırt etmekte zorlanıyor. Grafikte gördüğümüz “örüntülerin” çoğu, rastgele veride de görünüyor.
Ama tamamen doğru değil
Rastgele yürüyüş fikri güçlü ama mutlak değil. Literatürde belgelenmiş, tekrarlanmış ve hâlâ ölçülebilen düzenlilikler var.
Momentum. Düşük volatilite anomalisi. Değer primi. Bilanço sonrası sürükleniş. Kısa vadeli tersine dönüş.
Bunların hepsi, fiyatların tam olarak rastgele olmadığının kanıtı. Ve birkaç tanesi on yıllardır ayakta.
Doğru cevap: neredeyse rastgele
En dürüst ifade şu: fiyatlar rastgeleye çok yakın ama tam değil.
Getirilerin öngörülebilen kısmı çok küçük. Bizim ölçtüğümüz en güçlü kesitsel ilişki 0,08 seviyesinde. Yani varyansın yüzde birkaçı.
Bu, iki farklı sonuca birden işaret ediyor.
Kötü haber: fiyat tahmini yapamazsınız. “Bu hisse yükselecek” cümlesi kurulamaz.
İyi haber: küçük bir kenar var ve çok sayıda karara uygulandığında toplamda anlamlı hale gelebiliyor.
Bu ikinci nokta, sayısal yatırımın bütün mantığı. Tek tek isabetli olmuyorsunuz, çok sayıda hafif eğilimli kararın toplamından kazanç çıkarıyorsunuz.
Neden bu kadar zor
Rastgele yürüyüşün neredeyse doğru olması, işi zorlaştıran şey.
Sinyal çok zayıf olunca gürültüden ayırmak için çok veri gerekiyor. Ve o veri yok, çünkü gerçek bağımsız gözlem sayısı sınırlı.
Aynı zamanda, zayıf bir sinyalle çalışırken kendinizi kandırmanız çok kolay. Rastgele veride örüntü bulmak insanın doğal eğilimi ve yeterince bakarsanız her zaman bulursunuz.
Bu yüzden bu serideki tuzak yazıları var. Çoklu test, aşırı uyum, veri sızıntısı. Hepsi, zayıf sinyal ortamında yanılmanın yolları.
Pratik sonuçlar
Fiyat hedefine şüpheyle bakın. “Bu hisse 85 lira olacak” diyen bir tahmin, rastgeleye çok yakın bir seriyi kesin biçimde öngördüğünü iddia ediyor.
Küçük edge’leri ciddiye alın. Sıkıcı ve mütevazı görünen bir avantaj, tutarlı biçimde uygulandığında gerçek fark yaratabiliyor.
Sayısız işlem yapmayın. Her işlemde küçük bir avantajınız varsa, maliyet o avantajı yiyebilir. Devir hızı yazımızda anlattığımız denge burada devreye giriyor.
Riski yönetin, getiriyi tahmin etmeye çalışmayın. Volatilite tahmin edilebilir, getiri neredeyse edilemez. Enerjinizi tahmin edilebilir olana harcayın.
Etkin piyasa tartışmasının bugünkü hali
Modern görüş şuna yakın: piyasalar verimli ama mükemmel değil.
Verimsizlikler var ama küçük, zorlukla tespit ediliyor ve çoğu uygulanamıyor. Uygulanabilenler de zamanla kapanma eğiliminde.
Kalıcı olanların ortak özelliği, uygulanmalarının zor ya da kurumsal olarak engellenmiş olması. Anomali neden kapanmıyor yazımızda bunu ayrıntılı ele almıştık.
Yani rastgele yürüyüş, bir yasa değil ama iyi bir varsayılan başlangıç noktası. Aksini iddia edecekseniz, kanıt yükü sizde.
Sıradaki
Bir sonraki yazıda sinyal gürültü oranını ele alıyoruz. Aradığımız sinyal ne kadar zayıf, gürültü ne kadar güçlü ve bu oran neyi belirliyor.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.