FINEMAR

Teknik analiz üzerine yapılmış 92 çalışma ne söylüyor

Finemar Araştırma23 Temmuz 20263 dk okuma

Teknik analiz tartışması genelde iki kampa bölünür. Bir taraf tamamen işe yaramaz der, diğer taraf kendi grafiğinden örnek gösterir. İkisi de kanıt sunmaz.

Halbuki bu konuda kanıt var ve epeyce var. Park ve Irwin 2007’de Journal of Economic Surveys’te yayınladıkları derlemede teknik analizin kârlılığını inceleyen çalışmaları topladı ve sonuçlarını sınıflandırdı.

Bu derleme, konu hakkındaki en kapsamlı tek kaynak. Türkçe’de neredeyse hiç konuşulmuyor.

Sayılar

Park ve Irwin literatürü ikiye ayırıyor. Erken dönem çalışmalar ve modern çalışmalar. Ayrım, test yönteminin titizliğine göre yapılıyor.

Erken dönem çalışmalar teknik alım satım stratejilerinin döviz ve vadeli işlem piyasalarında kârlı olduğunu, hisse senedi piyasalarında olmadığını gösteriyor.

Modern çalışmalarda tablo değişiyor. Toplam 92 modern çalışmanın 58’i pozitif sonuç bulmuş, 24’ü negatif. Kalanlar karışık.

İlk bakışta bu teknik analiz lehine bir tablo. Ama iki önemli çekince var.

Çekince bir: hangi piyasa

Pozitif sonuçlar homojen dağılmıyor.

Park ve Irwin’in vardığı sonuç şu: teknik analizin olumlu sonuçları vadeli işlem ve döviz piyasalarında, hisse senedi piyasalarına göre çok daha tutarlı ve anlamlı.

Bu önemli bir ayrım çünkü teknik analizi en çok kullananlar hisse senedi yatırımcıları. Yani kanıtın en zayıf olduğu yerde en yoğun kullanılıyor.

Sebebi üzerine düşünmeye değer. Döviz ve emtia piyasalarında merkez bankası müdahalesi, hedge amaçlı ticari işlemler ve trend takip eden büyük oyuncular var. Bu yapılar trendleri uzatabiliyor. Hisse senedi piyasasında böyle bir yapısal aktör yok.

Çekince iki: metodoloji

Park ve Irwin’in en önemli katkısı burada. Pozitif sonuç bulan çalışmaların çoğu ciddi metodolojik sorunlar taşıyor.

Veri tarama. Aynı veri üzerinde yüzlerce kural denenirse, bazıları tesadüfen iyi sonuç verir. Çalışma sadece kazanan kuralı raporlarsa okuyucu kaç kuralın denendiğini bilmez. Bu, teknik analiz literatürünün en yaygın sorunu.

Kuralların sonradan seçilmesi. Hangi hareketli ortalama periyodunun, hangi eşiğin kullanılacağı çoğu zaman geçmişe bakılarak seçiliyor. Bu bir test değil, bir uydurma işlemi.

Risk ve işlem maliyeti tahmininin zorluğu. Getiriyi ölçmek kolay, o getirinin taşıdığı riski ve gerçekleşecek maliyeti ölçmek zor. Çoğu çalışma bu tarafta zayıf.

Yani “58 çalışma pozitif buldu” cümlesini olduğu gibi almak doğru değil. O 58 çalışmanın kaçının bu sorunlardan arınmış olduğu ayrı bir soru.

Zaman içinde ne oldu

Derlemenin bir başka bulgusu şu: modern çalışmalar teknik stratejilerin çeşitli spekülatif piyasalarda en azından 1990’ların başına kadar ekonomik kâr ürettiğini gösteriyor.

Bu “en azından 1990’ların başına kadar” ifadesi kritik. Sonrasında etki zayıflamış görünüyor.

Bunun beklenen bir sonuç olduğunu söylemek mümkün. Bilgisayarlı işlem yaygınlaştı, veri ucuzladı, kurallar herkesin erişimine açıldı. Kolay bulunabilen bir düzenin kalıcı olması zor.

Bizim bulgularımızla nasıl örtüşüyor

Kendi testlerimizde vardığımız yer bu derlemeyle tutarlı.

Fibonacci seviyelerini tek başına test ettiğimizde zayıf kalıyor, ancak hacim yoğunluğuyla birleştirdiğimizde anlamlı hale geliyor. Yani tek başına bir teknik kural değil, bağımsız bir kanıtla desteklenen bir kural işe yarıyor.

Piyasa rejim filtresini, yani endeksin hareketli ortalamasına göre nakde geçme kuralını test ettik ve Sharpe oranını düşürdüğünü gördük. Literatürde çok savunulan bu kural bizim kurulumumuzda fayda üretmedi.

Bir de şunu yaşadık: parametre denemeye başladığınızda sonuç iyileşiyor ve bu iyileşmenin ne kadarının gerçek olduğunu anlamak zor. Park ve Irwin’in veri tarama uyarısı soyut bir akademik endişe değil, doğrudan yaşadığımız bir şey.

Ne yapmalı

Teknik analizi atmak gerekmiyor ama ondan beklentiyi doğru ayarlamak gerekiyor.

Bir teknik kural gördüğünüzde ilk sorunuz şu olsun: bu kural kaç farklı varyasyon denendikten sonra bulundu. Cevabı bilemezsiniz ama sormanız bile size mesafe kazandırır.

İkinci soru: bu kural hisse senedinde mi test edildi yoksa vadeli işlemde mi. Kanıtın ağırlığı ikisinde farklı.

Üçüncü soru: işlem maliyeti dahil mi. Yüksek frekanslı kuralların çoğu maliyet sonrası kayboluyor.

Ve en pratik olanı: teknik kuralı tek başına değil, bağımsız bir kanıtla birlikte kullanın. Hacim, trend, temel görünüm. İki farklı yerden gelen sinyal aynı yeri gösteriyorsa bu, tek sinyalden çok daha güçlü.

Kaynak

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.

Teknik AnalizAraştırma

Bu analizleri kendi hisseleriniz için yapın

586 BIST hissesinin bilanço, çarpan, temettü ve model skorları Finemar terminalinde hazır.

Ücretsiz Dene →

İlgili Yazılar

Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir; eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır.